Gönderi

Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2020 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2020 00:26
Bu kitapta adeta duygu savrulmaları yaşıyorsunuz. Akif Emre'nin Aliya ile ilgili yazıları ile başlıyor. Zaman içinde oluşan yazıların bir araya getirilmesi ile oluştuğu için kitabın ortalarına doğru bıkkınlık oluşmaya başlıyor. O başlarda hissettiğiniz çekiciliği şaşkınlığı yitirmeye başlıyorsunuz. Kitabın ortasına geldiğinizde ise o dönemdeki etkin insanlarla yapılan röportajlarla karşılaşıyorsunuz. Hepsinin savaş sonrasında yapılmış olması da ayrıca önem taşıyor sanırım. Akif Emre'nin kendi el yazılarının eklenmiş olması ayrı bir güzellik katmış ama tüm röportajlar yerine sadece Aliya ile ilgili röportajda bu olsaydı daha iyi olabilirdi. Aliya ile yapılan röportaj çok yavan gelmişti. İçimden böyle olmazki demiştim ama kitabın sonunda Akif Emre bunun sebebini 2008'de Prizen'de yaptığı konuşmada, sorularının çoğunun çizildiğini, zoraki röportaj alabildiklerini ifade ederek açıklamış. Kitabın son bölümünde Aliya'nın vefatı ile ilgili yaptığı konuşma konulmuş. Sanırım Aliya'yı bundan daha güzel anlatmak imkansız. Eğer bu güzel insanı anlatmak isterseniz sanırım Merhum Akif Emre'nin satırlarını okumanız yeterli olacaktır. şahsen ben bundan sonra Bosna ve Aliya'yı anlatacak olursam sadece o metni okumakla yetineceğim. Okunası hatta geç kalınmış kitaplardandır benim için..
AliyaAkif Emre · Büyüyenay Yayınları · 201984 okunma
·
170 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.