·
Okunma
·
Beğeni
·
293
Gösterim
Adı:
Aliya
Yazar:
Baskı tarihi:
14 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052071809
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyüyen Ay Yayınları
Bu eser, Âkif Emre’nin, Aliya İzzetbegoviç hakkında kaleme aldığı gazete ve dergi yazılarını, röportajlarını, panel ve TV konuşmalarını biraraya getiriyor. Bu haliyle bir bütünlüğüne ulaşan Aliya kitabı aynı zamanda 17 yıllık bir birikimin ürünü. Bu eserde bazı okurlarımızın aşina oldukları Âkif Emre’nin gazete dergi yazıları dışında ilk defa yayımlanacak röportajları ve konuşmaları da yer almakta. Özellikle Şubat 2001'de Aliya ile yapılan meşhur röportajın yanı sıra aynı tarihte Aliya ile birlikte Genç Müslümanlar (Mladi Müslimani) davasında mahkum edilen Eşref Çampara, Cemalüddin Latiç, Hasan Çeriç'le yapılmış röportajlarla birlikte Bosna Savaşında Genelkurmay Başkanlığı yapmış olan Rasim Deliç ve Aliya'nın yakın koruması Osman Mehmedagiç ile yapılmış ve hiç yayımlanmamış Âkif Emre arşivinde yer alan bu röportajlar ilk defa okuyucularımızla buluşuyor. Bir bütün halinde Şubat 2001 röportajlarının önemli bir özelliği de bir davaya, bir ideale sahip olmanın ne demek olduğunu bizzat onu yaşayanların ortaya koymaları, bir hareketin oluş ve yaşayış şartları hakkında teorik söylemlerle değil bizzat hayatın içinden şahitlikler sunuyor olmaları.
Aliya’yı meydana getiren yazılara topluca baktığımızda aslında iki portre ortaya çıkmakta. İlki Aliya’nın ve dava arkadaşlarının portresi. Okurlarımız ilerleyen sayfalarda o portrenin çizimlerini satır satır takip edecekler. İkincisi ise metinleri kaleme alan, röportajlar yapan, sorular soran bir aydın olarak Âkif Emre portresi: O, Aliya'yı ve misyonunu anlamak, okurlarına anlatmak davasının peşini hiç bırakmamış, daima gündemde tutmaya çalışmış; gerek Aliya özelinde, gerekse Bosna ve Balkan coğrafyası ve İslâm davası genelinde daima düşüncelerinin ve yazılarının konusu haline getirmiş bir aydın portesi ortaya koymakta.
“… Ali­ya’ya kar­şı hep bir ya­kın­lık duy­duk. Onu, ilk is­miy­le hi­tap ede­cek ka­dar ya­kın bil­dik ken­di­mi­ze… Düş­man­la­rı­nın bi­le say­gı duy­du­ğu Ali­ya, ki­şi­li­ği­ni bes­le­yen ah­lâ­ki ve fel­se­fî te­mel­ler çö­züm­len­me­den an­la­şı­la­maz.
As­lın­da üç fark­lı düz­lem­de al­gı­la­nan bir Ali­ya ti­po­lo­ji­siy­le kar­şı kar­şı­ya­yız: Müs­lü­man Boş­nak­la­rın li­de­ri ola­rak Ali­ya, İs­lâm dün­ya­sı­nın de­ğer­le­ri­ni sa­vu­nan Ali­ya, ser­gi­le­di­ği ah­lâ­kî ve il­ke­li tu­tu­muy­la ev­ren­sel de­ğer ola­rak Ali­ya…
Dün­ya he­gemon­la­rı Bos­na’yı stra­te­jik den­ge­le­ri­ne kur­ban et­me­yi da­ha faz­la gö­ze ala­ma­dı­lar­sa, bun­u Ali­ya’nın bil­ge­ce li­der­li­ğin­de ara­mak zo­run­da­yız. Hal­kı kat­li­am­la­ra ma­ruz ka­lır­ken bi­le tüm in­san­lı­ğı âde­ta bir er­dem sı­na­vın­dan ge­çir­di Ali­ya. Dün­ya­nın her kö­şe­sin­de­ki in­sa­nın ken­din­den bir par­ça bul­du­ğu ev­ren­sel söy­le­mi ge­liş­tir­di.
Bos­na’yı öz­gür­lü­ğü­ne gö­tü­ren bir li­der ola­rak, İs­lâm dün­ya­sıy­la pay­laş­tı­ğı or­tak de­ğer­le­rin tem­sil­ci­si ola­rak ve ev­ren­sel öl­çek­te in­san ol­ma­nın onu­ru­nu ah­lâ­kî ve fel­se­fî te­mel­de sa­vu­nan bir dü­şü­nür ola­rak, Ali­ya’nın ye­ni­den ko­nu­şul­ma­sı ge­re­ki­yor…”
272 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitapta adeta duygu savrulmaları yaşıyorsunuz. Akif Emre'nin Aliya ile ilgili yazıları ile başlıyor. Zaman içinde oluşan yazıların bir araya getirilmesi ile oluştuğu için kitabın ortalarına doğru bıkkınlık oluşmaya başlıyor. O başlarda hissettiğiniz çekiciliği şaşkınlığı yitirmeye başlıyorsunuz. Kitabın ortasına geldiğinizde ise o dönemdeki etkin insanlarla yapılan röportajlarla karşılaşıyorsunuz. Hepsinin savaş sonrasında yapılmış olması da ayrıca önem taşıyor sanırım. Akif Emre'nin kendi el yazılarının eklenmiş olması ayrı bir güzellik katmış ama tüm röportajlar yerine sadece Aliya ile ilgili röportajda bu olsaydı daha iyi olabilirdi. Aliya ile yapılan röportaj çok yavan gelmişti. İçimden böyle olmazki demiştim ama kitabın sonunda Akif Emre bunun sebebini 2008'de Prizen'de yaptığı konuşmada, sorularının çoğunun çizildiğini, zoraki röportaj alabildiklerini ifade ederek açıklamış. Kitabın son bölümünde Aliya'nın vefatı ile ilgili yaptığı konuşma konulmuş. Sanırım Aliya'yı bundan daha güzel anlatmak imkansız. Eğer bu güzel insanı anlatmak isterseniz sanırım Merhum Akif Emre'nin satırlarını okumanız yeterli olacaktır. şahsen ben bundan sonra Bosna ve Aliya'yı anlatacak olursam sadece o metni okumakla yetineceğim. Okunası hatta geç kalınmış kitaplardandır benim için..
272 syf.
·5 günde·8/10
Kitap, merhum Akif Emre'nin Aliya İzzetbegoviç'i anlattığı gazete köşe yazıları, röportaj ve anma toplantılarındaki konuşmalarının deşifre edildiği yazılarından oluşuyor.
Aliya ile ilgili güzel anlatımlar güzel olmakla beraber kitapta çok defa tekrarlara da düşülmüş. Ki bu tür kitaplar için normal bir şey. Çünkü özellikle kitap olarak düzenlenmemiş. Akif Emre vefat ettikten sonra kitap hazırlanmış. Yine de okunmaya değer diye düşünüyorum. Çünkü Aliya'nın anlatıldığı tüm kitaplar güzel.
272 syf.
Rahmetli Akif Emre’nin yazılarını kitaplaştırmayı ve Akif Emre Külliyatı oluşturmayı rahmetli hayattayken kendisine amaç edinen Büyüyenay Yayınları 5. kitap olarak Aliya’yı okuyucuyla buluşturdu.

Çizgisiz Defter, İz’ler, Müstağrip Aydınlar Yüzyılı (Gölgeli Kelimeler, Ödünç Alınmış Hayaller) ve Göstergeler’in ardından Aliya… ( ki ben bu satırları yazarken İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname isimli son kitap da masamın üzerinde okunmayı bekliyordu)

İki isim; Aliya ve Akif Emre, bir araya gelince eski dostlarla aynı masanın etrafında oturmuş gibi bir his kapladı içimi. Kitabın yayınlanacağını öğrendiğim ilk andan kitabı elime alacağım zamana kadar çocuklar gibi heyecanlıydım. İki eski dostla yeniden karşılamak gibiydi çünkü.

Ve nihayet kitap elimdeydi.

Her bir satırını özlemle okudum diyebilirim. Hem Akif Abi’ye hem Aliya’ya ne ihtiyacımız olduğu şu günlerde ikisiyle dertleşme imkanını böyle bulabilmek bile paha biçilemez bir kazanımdı kendi adıma.

Normalde önemli düşünür ve aksiyon adamlarının kitaplarını başkalarının yazdıkları üzerinden okumaktansa kendi yazdıkları üzerinden okumayı tercih ederim fakat bu sefer başka.

Şüphesiz ki; Aliya’yı Türkiye’ye ve dolayısıyla bize tanıtan Akif Emre idi. Bu yüzden Aliya hakkında söyledikleri hem önemli hem de değerliydi. Özellikle Aliya sonrası “Aliya’yı Anlamak”, “Aliya’yı An/a/mamak” ve “Aliya Nasıl Anılmamalı?” başlıklı yazılar tam olarak yaptığımız anma programlarının ne kadar yersiz ve anlamı kaybettiren programlar olduğunu yüzümüze çarpıyor.

Akif Emre’nin diğer kitaplarını ve gazete yazılarını okuyanlar için tekrar olacak olan bu yazıların aslında Aliya’yı bir bütün olarak ele alma noktasında ne kadar yararlı olduğunu anladım.

Çünkü Aliya’nın öyle özelliklerinden bahsediyor ki Akif Emre, “biz neyi kaybettik?” sorusuna cevap oluyor. Unuttuğumuz o hasletler ve olması gereken özelliklerimiz Aliya ile hayat buluyor ve Akif Emre ile hafızamızı tazeliyor.

Bu yüzden bu kitap bir tekrar değil, sürekli hatırlatıcı. Aliya bizlere, “idealler doğrultusunda dik durmak neydi?” bunu hatırlatıyor. “Doğru bildiğinden şaşmamak neydi?” bunları hatırlatıyor.

Bir de malum 23 Mayıs Akif abinin vefatının sene-i devriyesi idi. Vefatı dolayısıyla yazılan yazıların ortak noktası; Akif Abinin şartlar neyi dayatırsa dayatsın esnemeyen, yalpalamayan iradesiyle vicdanın ve doğrunun tarafında olmasıydı.

Gazeteci Turgay Bakırtaş Akif Abi için; “Biz sayısız bahaneyle bir kavganın içinde harala gürele sürüklenirken, susmamız gereken yerde konuşur konuşmamız gereken yerde susarken, tüm hata ve günahlarımızın hesabını memleket davası iddiasıyla bilinmez bir tarihe ötelerken Akif ağabeyin hep doğru yerde durduğunu biliyorduk. O bizim nişan taşımızdı; doğrudan, güzelden, iyiden, vicdandan, adaletten ne kadar uzaklaştığımızı ona bakarak anlıyorduk. Savaş bitip de bir gün eve döndüğümüz zaman, kaybolan kimliğimizi yeniden inşa etmek zorunda kaldığımızda eline, yüzüne, sözüne bakacağımız az sayıdaki insandan biriydi.” demişti tam olarak böyle işte.

Yukarıdaki satırda Akif ismini Aliya ile değiştirin sonuç aynı kalacaktır. Aliya’dan öğrenecek çok şeyimiz var fakat biz sözlerini takip etmek yerine sözlerini klavyemizden beğenilere kapı aralamak için kullanıyoruz.

Bu kitap bu yüzden sürekli okunması gerekenler listemizde bulunmalı. Unuttuklarımızı hatırlatmalı, hatırlamanın yetmediği yerde doğruları yüzümüze çarpmalı.

Hayat gailesi içinde oradan oraya savrulurken ve kendimizden taviz verirken dik durmak nasıl olurmuş onu hatırlatmalı. Sözü eğip bükmeden doğruya doğru yanlışa yanlış demenin ve gerektiği yerde bedel ödemenin olmazsa olmaz olduğunu hatırlatmalı.

O meşhur dizinin başlangıcında da dediği gibi; “şahsiyeti hatırla!” Evet unuttuğumuz şahsiyetlerimizi hatırlamanın ve ayağa kalkmanın zamanı gelmedi mi?
272 syf.
·Beğendi·10/10
"Siyasi aktör olarak oynadığı rol ne kadar önemli olursa olsun birey olarak sadece içinden çıktığı ulusun değil bir medeniyetin bu topraklardaki hayatiyetini temsil etmek gibi tarihi bir kavşak noktasında duruyor olması, az rastlanır bir durumdur.. Bulunduğu yer ve oynadığı tarihi rol Aliya'yı bizzat kendi kişiliğini de aşan bir okumaya tabi tutmamızı gerektiriyor.." diyen Merhum Akif Emre; Aliye İzzetbegoviç ,Mustafa Çeriç Cemalettin Latiç, Eşref Çampara.. Kısacası bu kitapta adı geçen Aydın komutan gibi ileri gelenler ile görüşmüş izlenimlerini düşüncelerini hem Aliya üzerinden hem de Balkan coğrafyası hakkında yazdığı yazılarla değerli bir görevi yerine getirmiştir..
Hapishane yillarinda ve oncesinde, sonrasinda da arkadasi olan ona cok yakin isimlerden Aliya ile ilgiligili röportajlarina yer vermis Akif Emre, ve bizzzat Aliya ile yaptigi röportaji da kitapta yer aliyor..
Aliyayi daha iyi anlamak istiyorsak kesinlikle okunmasi gereken bir eser oldugunu dusunuyorum.. Rahmetli Akif Emre'ye ve Aliya başta olmak üzere tüm Şehitlerimize Allah'tan Rahmet diliyorum..
Mostar müftüsü: "Biz artık geleceğe güvenle bakıyoruz. Çünkü mezarlıkların park yapıldığı dönemden sonra parkların bile şehitlik yapıldığı bir savaş verdik."
Akif Emre
Sayfa 54
- " (…) Bombalama sonucu kapanan yolda aracından inip patlamalara aldırış etmeden yaya halde yoluna devam ederken bir kadının,“Başkan korkmuyor musun?” diye seslenişine karşılık verdiği cevap bize gerçek bir Aliya resmi sunar:
“Korkuyorum, ben de insanım. Ama yürümek zorundayım..."
Akif Emre
Büyüye Ay Yayınları
yazdığımız makaleleri Aliya ile birbirimize okur, karşılıklı eleştirirdik. Daha sonra bunları yayınlıyorduk. hükümet bundan haber alana kadar devam etti. Sonra da tutuklandık. Mesela bir makalemin başlığı "Arapların öğretmeni İsrail"di yani 200 milyon Araba karşı 4 milyon İsrail'in başarısı varsa bunu ABD yardımıyla açıklayamazsınız. Bu işte bir yanlış vardı. Aliya bu tür konularla daha fazla ilgileniyordu.
Akif Emre
Sayfa 179

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aliya
Yazar:
Baskı tarihi:
14 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052071809
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyüyen Ay Yayınları
Bu eser, Âkif Emre’nin, Aliya İzzetbegoviç hakkında kaleme aldığı gazete ve dergi yazılarını, röportajlarını, panel ve TV konuşmalarını biraraya getiriyor. Bu haliyle bir bütünlüğüne ulaşan Aliya kitabı aynı zamanda 17 yıllık bir birikimin ürünü. Bu eserde bazı okurlarımızın aşina oldukları Âkif Emre’nin gazete dergi yazıları dışında ilk defa yayımlanacak röportajları ve konuşmaları da yer almakta. Özellikle Şubat 2001'de Aliya ile yapılan meşhur röportajın yanı sıra aynı tarihte Aliya ile birlikte Genç Müslümanlar (Mladi Müslimani) davasında mahkum edilen Eşref Çampara, Cemalüddin Latiç, Hasan Çeriç'le yapılmış röportajlarla birlikte Bosna Savaşında Genelkurmay Başkanlığı yapmış olan Rasim Deliç ve Aliya'nın yakın koruması Osman Mehmedagiç ile yapılmış ve hiç yayımlanmamış Âkif Emre arşivinde yer alan bu röportajlar ilk defa okuyucularımızla buluşuyor. Bir bütün halinde Şubat 2001 röportajlarının önemli bir özelliği de bir davaya, bir ideale sahip olmanın ne demek olduğunu bizzat onu yaşayanların ortaya koymaları, bir hareketin oluş ve yaşayış şartları hakkında teorik söylemlerle değil bizzat hayatın içinden şahitlikler sunuyor olmaları.
Aliya’yı meydana getiren yazılara topluca baktığımızda aslında iki portre ortaya çıkmakta. İlki Aliya’nın ve dava arkadaşlarının portresi. Okurlarımız ilerleyen sayfalarda o portrenin çizimlerini satır satır takip edecekler. İkincisi ise metinleri kaleme alan, röportajlar yapan, sorular soran bir aydın olarak Âkif Emre portresi: O, Aliya'yı ve misyonunu anlamak, okurlarına anlatmak davasının peşini hiç bırakmamış, daima gündemde tutmaya çalışmış; gerek Aliya özelinde, gerekse Bosna ve Balkan coğrafyası ve İslâm davası genelinde daima düşüncelerinin ve yazılarının konusu haline getirmiş bir aydın portesi ortaya koymakta.
“… Ali­ya’ya kar­şı hep bir ya­kın­lık duy­duk. Onu, ilk is­miy­le hi­tap ede­cek ka­dar ya­kın bil­dik ken­di­mi­ze… Düş­man­la­rı­nın bi­le say­gı duy­du­ğu Ali­ya, ki­şi­li­ği­ni bes­le­yen ah­lâ­ki ve fel­se­fî te­mel­ler çö­züm­len­me­den an­la­şı­la­maz.
As­lın­da üç fark­lı düz­lem­de al­gı­la­nan bir Ali­ya ti­po­lo­ji­siy­le kar­şı kar­şı­ya­yız: Müs­lü­man Boş­nak­la­rın li­de­ri ola­rak Ali­ya, İs­lâm dün­ya­sı­nın de­ğer­le­ri­ni sa­vu­nan Ali­ya, ser­gi­le­di­ği ah­lâ­kî ve il­ke­li tu­tu­muy­la ev­ren­sel de­ğer ola­rak Ali­ya…
Dün­ya he­gemon­la­rı Bos­na’yı stra­te­jik den­ge­le­ri­ne kur­ban et­me­yi da­ha faz­la gö­ze ala­ma­dı­lar­sa, bun­u Ali­ya’nın bil­ge­ce li­der­li­ğin­de ara­mak zo­run­da­yız. Hal­kı kat­li­am­la­ra ma­ruz ka­lır­ken bi­le tüm in­san­lı­ğı âde­ta bir er­dem sı­na­vın­dan ge­çir­di Ali­ya. Dün­ya­nın her kö­şe­sin­de­ki in­sa­nın ken­din­den bir par­ça bul­du­ğu ev­ren­sel söy­le­mi ge­liş­tir­di.
Bos­na’yı öz­gür­lü­ğü­ne gö­tü­ren bir li­der ola­rak, İs­lâm dün­ya­sıy­la pay­laş­tı­ğı or­tak de­ğer­le­rin tem­sil­ci­si ola­rak ve ev­ren­sel öl­çek­te in­san ol­ma­nın onu­ru­nu ah­lâ­kî ve fel­se­fî te­mel­de sa­vu­nan bir dü­şü­nür ola­rak, Ali­ya’nın ye­ni­den ko­nu­şul­ma­sı ge­re­ki­yor…”

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Müslüm Özgül
  • s
  • Morocco
  • Kubulik
  • Ömer Faruk Güdül
  • atike nuveyba akıncı
  • Gülnaz
  • Hayat Mamat
  • SAVUNAN ADAM
  • Şifa Demir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.3 (3)
9
%9.1 (1)
8
%27.3 (3)
7
%9.1 (1)
6
%9.1 (1)
5
%18.2 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0