Müstağrip Aydınlar Yüzyılı (Gölgeli Kelimeler, Ödünç Alınmış Hayaller)

·
Okunma
·
Beğeni
·
108
Gösterim
Adı:
Müstağrip Aydınlar Yüzyılı
Yazar:
Alt başlık:
Gölgeli Kelimeler, Ödünç Alınmış Hayaller
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052071052
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyüyen Ay
“Türkiye’de siyasal düşünce tarihinin sağlıklı biçimde yazılamamasının en önemli nedenlerinden biri kavramalarla değil niyetlerle konuşuluyor olmasıdır. İnsanlar neye taraftar veya karşı oluşlarına göre anlam yüklüyor kelimelere. Her kelime, her anlam çerçevesi bir niyeti ima ediyor. Kendi anlamının dışına taşıyor. Başka bir deyişle hiç kimse birebir yalın anlamların karşılığını konuşamadığı için gölgeli kelimeler kullanıyor. Tıpkı ofset baskıda renk tutturamayan ilk baskılar gibi. Renklerin oturmasını beklemek zorundayız zihinlerin netleşmesi, gözün renkleri, şekilleri çizgileri tam oturtabilmesi için. Bu arada çöpe gidecek bir yığınla baskı örneği var önümüzde.

Düşünceden siyasete, teoriden pratiğe pek çok alanda önümüze kanıt, sağlam metin diye tutuşturulanlar çöpe gitmesi gereken, renklerin kaydığı dolayısıyla hiçbirinin göründüğü gibi olamadığı kağıtlarla dolu.

Siyasal müdahaleler, değer yargılarının altüst oluşu, zihin dünyamızın temel kriterlerinden kopuşu, hakikatin hissiyata indirgenmesi... Tüm bunlar zihin dünyamızı örgüleyen gelenekten kopuşun kaçınılmaz sonuçları. Gelenek donmuş ve eskimiş olanın özlemine indirgenmişse hangi tasavvurlarımızın yerli yerine oturmasına katkı sunabilir?

Türkiye’de modern düşünce akımlarının kendi dillerini kuramamaları gibi bir sorundan bahsedilebilirse bu durumdan en fazla muzdarip olanlar İslâmi düşünce geleneğine bağlananlardır. İslâmcılık adı altında genellemeye tabi tutulan Müslümanca düşünme, yaşama, dünya görüşüne aidiyet duyanların iki türlü muzdarip oldukları söylenebilir. Biri kendilerini ifade etmede karşılaştıkları maddi, yasal zorluklar. İkincisi kendilerini anlatmada kullanmak zorunda kaldıkları dolaylı ifade biçiminin ortaya çıkardığı zaafiyeti, karşı tarafların sonuna kadar istismar etmesi…”
Rahmetli Akif Emre'nin köşe yazılarından oluşan kitap aslında Akif Emre'nin zihin dünyasını okuyucusuna sunuyor. Gölgeli Kelimeler, Ödünç Alınmış Hayaller alt başlığıyla yayınlanan kitap yedi bölümden oluşuyor ve bu bölümler Türkiye'de İslamcılık nasıl olmalıdır? İslamcılık nedir? sorularına kallavi cevaplar sunuyor. Kitabı okurken "değişen şartlara rağmen dik duruş nasıl olmalıdır?'ın cevabını da okuyorsunuz.. Rahmetli Akif Emre yaşayarak yazıyor, yazarken örnek oluyor...
Akif Emre ile "ibni batutayı" anlattığı konferansta tanıdım. Daha sonra muhabbet etme fırsatım oldu. Yakından takip ettiğim ve çok beğendiğim bir insandı. Zamansız ve erken ölümüne çok üzüldüm. Öldükten sonra yayınlan bu kitabınıda bir solukta okudum. Akıcı ve sade dili sizi çepeçevre kavrıyor.
Kitap, merhum Akif Emre'nin köşe yazılarından derlenerek oluşturulmuş. Genel itibariyle siyasal tespitler kitapta çok yoğun olduğu için kitabı okumak biraz sıkıcı gelebilir -alışkın olmayanlara- ancak her halükarda okunup üzerinde düşünülmesi gereken önemli konulara değinilmiş. Sosyolojik incelemelerin en sevdiğim yanı gündelik hayatta dikkatimizi hiç çekmeyen noktaları insanın önüne sunmasıdır. Bu kitapta da bunu bolca görüyoruz.
Okuyup, tefekkür edebilirseniz epey istifade edersiniz inşaallah. Feyzli olsun, Akif Emre'ye rahmet olsun
"Kendi kendini sömürgeleştiren bir kültür mühendisliğinin kurbanıyız hepimiz. Olay budur."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Müstağrip Aydınlar Yüzyılı
Yazar:
Alt başlık:
Gölgeli Kelimeler, Ödünç Alınmış Hayaller
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052071052
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyüyen Ay
“Türkiye’de siyasal düşünce tarihinin sağlıklı biçimde yazılamamasının en önemli nedenlerinden biri kavramalarla değil niyetlerle konuşuluyor olmasıdır. İnsanlar neye taraftar veya karşı oluşlarına göre anlam yüklüyor kelimelere. Her kelime, her anlam çerçevesi bir niyeti ima ediyor. Kendi anlamının dışına taşıyor. Başka bir deyişle hiç kimse birebir yalın anlamların karşılığını konuşamadığı için gölgeli kelimeler kullanıyor. Tıpkı ofset baskıda renk tutturamayan ilk baskılar gibi. Renklerin oturmasını beklemek zorundayız zihinlerin netleşmesi, gözün renkleri, şekilleri çizgileri tam oturtabilmesi için. Bu arada çöpe gidecek bir yığınla baskı örneği var önümüzde.

Düşünceden siyasete, teoriden pratiğe pek çok alanda önümüze kanıt, sağlam metin diye tutuşturulanlar çöpe gitmesi gereken, renklerin kaydığı dolayısıyla hiçbirinin göründüğü gibi olamadığı kağıtlarla dolu.

Siyasal müdahaleler, değer yargılarının altüst oluşu, zihin dünyamızın temel kriterlerinden kopuşu, hakikatin hissiyata indirgenmesi... Tüm bunlar zihin dünyamızı örgüleyen gelenekten kopuşun kaçınılmaz sonuçları. Gelenek donmuş ve eskimiş olanın özlemine indirgenmişse hangi tasavvurlarımızın yerli yerine oturmasına katkı sunabilir?

Türkiye’de modern düşünce akımlarının kendi dillerini kuramamaları gibi bir sorundan bahsedilebilirse bu durumdan en fazla muzdarip olanlar İslâmi düşünce geleneğine bağlananlardır. İslâmcılık adı altında genellemeye tabi tutulan Müslümanca düşünme, yaşama, dünya görüşüne aidiyet duyanların iki türlü muzdarip oldukları söylenebilir. Biri kendilerini ifade etmede karşılaştıkları maddi, yasal zorluklar. İkincisi kendilerini anlatmada kullanmak zorunda kaldıkları dolaylı ifade biçiminin ortaya çıkardığı zaafiyeti, karşı tarafların sonuna kadar istismar etmesi…”

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Melike
  • a. selim
  • Veysel Tüfekçi
  • Furkan Düzenli
  • Mesut
  • Hüseyin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.9 (3)
9
%14.3 (1)
8
%28.6 (2)
7
%14.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0