·355 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Ağustos 2020 00:14 Bülbülü öldürmek temelinde ırkçılık gibi önemli bir meselenin yattığı, konunun ırkçılık etrafında şekillendiği toplumsal bir kitap.
Kitapta yaşananları küçük kız çocuğu Scout'un ağzından okuyoruz.
Konu bakımından bu devirde bile hala yaşanmakta olan bir yaraya değinmesiyle herkesin hayatında muhakkak bir kez okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu diyebilirim. Birçok farklı yerde bu kitabı genç yaşta okumanın daha verimli olacağı görüşünü yer alsa ben şöyle düşünüyorum; Okur kitabı hangi yaşta okursa okusun, sonunda bana birşey katmadı diyebileceğini hiç zannetmiyorum. Okur yalnızca, keşke bu kitabı daha önce okusaymışım diye yakınabilir. Öyle bir kitap oldu benim gözümde.
-Bir eleştirim şu ki; kitap başlarda biraz zor akıyor. Ama eğer sabırla okumaya devam ederseniz pişman olmayacağınıza eminim-
Dönemin ırkçılık olayları, kitapta geçen küçük kasabada yaşayan çoğunluğu beyaz halkın siyah insanları ötekileştirmeleri, onlara yapılan haksızlıklar, ırkçılığa maruz kalan insanların başına gelen acı durumlar, siyahların insan yerine koyulmamaları vb. konular ve aslında temelde baktığımızda 'İnsanca Yaşamak' sorunu bir çocuğun bakış açısından bizlere sunulmuş.
Küçük kız Scout öyle kendine has, öyle masum, öyle temiz ve tatlı ki ailesiyle olan yaşantısını, kasabadaki kötü olayları, bunlarla başa çıkmasını, hayal dünyasını, insan sevgisini, merakını, sorgulayıcı oluşunu, cesaretini, kısacası hayatında olan her detayı öyle bir anlatıyor ki; yer yer gülümsetmesi, yer yer hüzünlendirmesi ile kitabı bambaşka bir noktaya ulaştırıyor.
Baba Atticus, Çocuklar Jem ve Scout.. Ve kitabı değerli kılan diğer karakterler. Çok güzel, sıcak, keyifli bir aile. Irkçılığa olan bakış açılarını, babanın çocukları özgürce, insanca yetiştiriş biçimini, Avukat Baba Atticus'un cesur ve harika bir hak-hukuk-adalet insanı oluşunu...
Çok çok sevdim, kalbime dokunan bir kitaptı.
Israrla okumanızı öneririm.