384 syf.
·7/10 puan
Herkese merhaba.
Şu anda ilk incelememi okumaktasınız:)
Öncelikle hazırlıklı olun! Fransız edebiyatının en önemli yönelimi olan romantizm akımını buram buram hissedeceğiniz uzun betimlemeler sizleri bekliyor olacak.
Ayrıca konumuz aşk olduğu için mektuplaşmaların da eksik olmadığını söylemek gerek. İçinde bulunulan ulaşılmaz aşk durumu, karakterlerin gizli mektuplaşmalarını okurken insanda merak ve heyecan duygularını uyandırıyor. Dikkatimi çeken bir nokta olarak yazarın İngilizlere çokça eleştirilerde bulunduğu durumlar bir yana Fransızları da çokça yücelttiği anlatımlar bulunmakta.
İlgimi en çok çeken kısımlar ise kafamda kişilerin psikolojik tahlillerini yapmak oldu. Kitaba öyle daldım ki kendimi karakterlerin yerine koyup ben olsam şöyle yapardım vesaire gibi empatik düşünceler yaratmaya başladım.
Aşk konusuyla gram alakası olmayan benim dahi sevgimi kazanan kitap aşka bakış açımı değiştirdi diyebilirim:) Yazarımız yaşanılanları o kadar naif cümlelerle yansıtmış ki “Vay be böyle aşklar gerçekten de yaşanmış mıdır?” sorusunu aklıma çokça getirdi.
Her kitabın bir zamanı vardır durumuna çok inananlardanım. Eğer doğru zaman geldiyse bu kitabı okuyup hiç beğenmedim diyecek insanlar olacağını düşünmüyorum.Özellikle de aşk temalı kitapları tercih etmeyenlere önerimdir:)