Gönderi

Bilal Günaydın Felsefeye Giriş Yapıyor
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2020 22:35
Öncelikle bana felsefe öğrenme yolunda öncülük eden ve çok sık danıştığım, öneriler aldığım Δες Τινα ‘ ya teşekkür ederek başlamak istiyorum. Gerçekten bana çok yardımcı oldu, oluyor, onu yıldırıp kaçırmazsam olmaya devam edecek isterse inşallah :) Neyse yine klasik girişimi yapayım. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Benim de DİREKT olarak okuduğum ilk Felsefe kitabı oldu. Daha önce kıyısından köşesinden felsefe içeren roman benzeri kitaplar okumuştum. Sigmund Freud’u da okudum ama çok yanlış zamanda okuduğum için 2 kitabından da bir şey anlamayıp, ileride tekrar oku diye kendime not düştüm. Onları saymazsak direkt felsefe ve temelleri olarak bu kitabı okudum diyebilirim. Kitabın diline gelirsem bu kitap başlangıç için oldukça ideal gibi görünüyor. Ancak dünya toz bulutuydu diyerek olabilecek en düşük seviyeden anlattığını düşünüyorsanız bunun böyle olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Beynimiz bir bilgiyi öğrendiğinde eğer o bilginin depolama merkezlerimizde herhangi bir alt yapısı yoksa yeni öğrenilen bilginin kalıcı hafızamızda durması, ha deyince oradan çağırmamız gerçekten zor. Benim gibi pek felsefe okumamış biriyseniz bu kitabı okurken biraz zorlanacaksınızdır. Bilmediğiniz çokça kelime olacak, anlamadığınız çokça yer olacak. Bilen birilerine danışın. Araştırarak, örneklendirerek ilerleyin. Aksi takdirde sayfalar arasında kaybolursunuz. Benim uğraş verdiğim halde birçok sayfada kaybolduğum oldu. Çünkü yukarıda da bahsettiğim gibi o yeni bilgi için bir alt yapım yoktu. Okudukça kalıcı hale geleceğinden eminim. Öncesinde bir şeyi belirtmem gerekiyor. Daha önce hiç direkt olarak Felsefe kitabı incelemedim. Yani kafaya çıkıyorum ama gol de olmayabilir. Ayrıca belirtmem gerekiyor ki ben istediğime, bel altı benzeri yorumlar yapmadan istediğim şekilde sallarım. Çünkü benim #76430587 var. Eğer beni çok kötü eleştirirseniz 155’i ararun :D Neyse biraz da kitabın içeriğinden bahsetmek istiyorum. Felsefe nedir? Yazarın kitabın ilk sayfalarında yer alan çok güzel bir tanımı var. #80668455 Yazar diyor ki felsefeyi çok iyi ya da çok kötü bilseniz dahi felsefenin tanımını yapmak oldukça zordur. Felsefe deyince benim aklıma sorgulamak geliyor. Soru sormak geliyor. Belki avcı toplayıcı atalarımız sadece hayatta kalmakla yetinirken, Homo – Sapiens dediğimiz son atamız öyle değildi. Yazının bulunması ve kullanılmasının Sümerlilerde olduğunu biliyoruz. (Henüz aksi bir kanıt yok) Oradaki metinlerde bile gençlere nasihat adı altında ahlak felsefesinden bahseden tabletler var. #46015578 Oradaki “Alçakgönüllü ol, gözetmenine ondan çekindiğini göster. Korktuğunu belli edersen senden hoşnut kalır.” İfadesi bile bir çeşit yararcı felsefeden bahsediyor. Elbette oradaki fırça atan dayının derdi o değil ama istemeden de olsa bu da felsefenin konusu, kapsamına giriyor :D Felsefenin tarihi bilinen ilk felsefeci olan Thales (M.Ö 6.yüzyıl)’e dayanır. Thales, felsefenin Metafizik dalıyla ilgilenirken güneş tahmini yaparak meşhur olmuştur. tr.wikipedia.org/wiki/Thales Eminim ilk felsefeciler karşıki dağları kim yarattı kardeşim, yav bu güneş nasıl doğuyor, nasıl batıyor, kim hareket ettiriyor bunu, ben kimim, niye varım diye sorular sormaya başlamışlardır. Gerçekten de felsefe okuma isteğim bu tip soruların cevabıyla ilgiliydi. Din felsefesi öğrenmek istiyorum. Yolumun da ilk olarak felsefe öğrenmekten geçtiği için bu kitabı okudum. Felsefeyi, hayatın anlamını ararken, doğaüstü şeyleri kurcalarken onun alt dalı olan Metafiziği kurcalarken, bilimin gözlemlenirken kullandığı teknikler, ahlakın Teistlere ve Ateistlere vb bir çok kişiye, düşünce yapısına göre şekil alması, onların bakış açılarını deneyimlemek için öğrenmek istiyorum. Örneğin kitapta dikkatimi çeken bilim felsefecilerinden bir tanesi olan “Karl Popper” mükemmel sorgulamalar yapıyor. Bilim, bir buluşu, teoriyi birçok kanıtlama tekniği kullanarak olumlu ya da olumsuz anlamda sonuçlandırıyor. Örneğin binlerce deney yapıyor ve atıyorum %99’u aynı sonucu veriyorsa bu teori, ya da buluş kanıtlanıyor. Karl Popper ise bunun yanlışlanabilir olmasının önüne geçeceğini onu mutlak olarak doğru kabul edeceğini savunuyor ve yöntem olarak yanlışlanmayı kullanmayı öneriyor. Yanlışlanmaktan kastı yapılacak deneylerin doğru sonuçlarını aramak yerine direkt olarak yanlış sonuçlarına odaklanılmasıdır. 100 tane doğrulama deneyi yapmaya çalışırken 10 tane yanlış sonucu verecek deney yapmanın daha doğru ve hızlıca sonuca gideceğini savunuyor. Bir diğer bilim felsefecisi olan Paul Feyerabend da benim dikkatimi çekenler arasındaydı. Paul Feyrabend, bilimin ne devletlerin ne şirketlerin elinde olmaması, özerk bir kuruluş olarak insanlığa hizmet etmesi gerektiğini savunan bir adam. Ona göre Bilim istediği hükümeti başta tutar, istediği adamı zengin eder, istediği her şeyi yapacak kudrete sahiptir. Bilimin faydalarının yanında da görmezden gelinmemesi gereken durumlarından bazıları bilimin dinin yerini aldığını ve #81174124 bu alıntıda da ifade ettiği gibi yatak odalarımıza kadar girdiğidir. Gerçekten Bilim insanları teknoloji sayesinde yatak odalarımıza kadar girmişler midir? Ya da teknoloji sayesinde hükümetler bizi istedikleri gibi “güvenlik” adı altında kontrol ediyorlar mıdır? Bilim yapıyoruz diyerek kötülere, güce hizmet eden bilim için itirazı olan çok kişi var mıdır? Gerçekten de bilim bizi sadece yararcı yönleriyle manipüle ederken arka planda kimler zengin oluyor, üzerimizde hangi toplumsal deneyler yapılıyor hangimiz biliyor? Bu bilimin felsefesinin nasıl olması gerektiğinden çok Paul Feyerabend’in de kitap ismi olan Bilimin Tiranlığına giden yol mudur? Bilim sorgulanabilir mi? Daha öncede bilim – din üzerine bir yazı yazmayı ve Paul Feyerabend gibi yatak odalarımıza kadar giren bilimin durumunu sorgulamayı planlıyordum. Paul Feyerabend ile tanışmam oldukça güzel bir rastlantı oldu. Kitaplarını okuduktan sonra bahsettiğim yazıyı yazarken oldukça fayda sağlayacağımı düşünüyorum. Özetlemek gerekirse ben bu kitaptan Teizm, Ateizm, Agnostizm, Sanat felsefesi, Bilim felsefesi, Etik, Ahlak Felsefesi, Metafizik, anlam arayışı vb kavram ve konular hakkında bilgi edinirken birçok felsefeci ve düşünce sistemi ile tanışma fırsatı buldum. Okuyacak kitaplarıma yeni yeni kitaplar ekledim. Felsefe öğrenme yolunda ilk ve oldukça güçlü bir adım attım. İncelemeyi okuyanlara teşekkür ederim.
1000Kitap
Felsefeye GirişAhmet Cevizci · Sentez Yayımcılık · 2007687 okunma
··
1.029 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Felsefe, denizi bilmeden ve kendi atlayışını keşfetmeden atladığında, suyun taşlaştığı bir zemin benim gözümde, evet yine girersin ama mutlaka bir yerlerin acır belki boğulursun belki de kıyıya son hız yüzüp bir daha o denize uğrayamazsın. Fakat denizi bilirsen ve kendi tarzını keşfedersen, yeni bir dünyayı sana sunar, o seni kaldırır, yormaz aksine nefes aldırır. Umarım bu yolda direkt :) devam edersin, değerli görüp fikir sorduğun ve uyguladığın için asıl ben teşekkür ederim 🙏🏻 Kalemine, yüreğine sağlık, devamını diliyorum :)
Bilal Günaydın
Gönderi Sahibi
Ben de devamını diliyorum. 16 günde giriş kitabı okudum. Gerçeği tatil vs vardı ama olsun çok uzun sürdü. Hiç bu kadar uzun sürmemişti bir kitabı bitirmem. Bahsettiğin tarz kısmı çok dikkatimi çekti. Şimdilik Paul Feyerabend benim için bilime yönelttiğini düşündüğüm sert eleştirileri okumak bu tarz için başlangıç olabilir. Devamında ne olur beraber göreceğiz. Teşekkür ederim Destina :))
Kitabın sonu:Bilal Günaydın felsefeden çıkış yapıyor (bir daha dönmemek üzere)
Bilal Günaydın
Gönderi Sahibi
Sen ve senin gibiler yanılacak
Ahmet Cevizci'nin şu kitabını okuyorum ama kitap demeye dilim varmıyor. (Felsefe Tarihi) Birkaç yıla yayayım dedim çok yayıldı galiba. Yine de enfes bir çalışma olmuş.
Bilal Günaydın
Gönderi Sahibi
Umarım bitirirsiniz