·448 syf.····Okunma: 18 Ağustos 2020 22:31 Gabriel Garcia Marquez’in üçüncü okuduğum kitabıydı. İspanyollların Yaşar Kemal’i olan Marquez’e Yüzyıllık Yalnızlık ve Kırmızı Pazartesi başyapıtlarıyla başlayıp ardından Kolera Günlerinde Aşk’ı okumak yanlış oldu sanki. Çünkü o başyapıtlardan sonra bu eser vasat kaldı biraz. Bitirmek için çok zorladım kendimi. Genel olarak Marquez tarzı değildi.
Eser bir aşk hikayesini anlatıyor. Bir adamın bir kadını yarım yüzyıl beklemesinin hikayesi. Ama ne bekleyiş ne bekleyiş!!! Deyim yerindeyse istediği kadınla gönül eğlendirip asıl aşık olduğu kadını beklemiş adam. Buna aşk denmemeli benim düşünceme göre. Daha çok erkeğin baskın dürtülerini doyurmaya çalışmaktır.
Bizimkisi bir aşk hikayesi. Bir aşk hikayesi okumak isterseniz şans verebileceğiniz bir eser.
Keyifli okumalar...