Umudun ve hatıraların acı tadıyla yaşama tutunabilen ve bundan başka hiçbir şeyi olmayan albayın gözünden izlediğimiz, okuyucuyu gerçekliğin dehşetine düşüren bir hikaye. Aslında hikaye demeyi de doğru bulmuyorum çünkü Marquez burada başı ve sonu olan bir hikaye yazmaktan çok umutla gerçek arasında sıkışmış hayatların bir fotoğrafını sunuyor bize. Bu tablonun okuyucuya verdiği acıyı, toplumun riyakârlığı ile çoğaltıyor. Yalnızlık, sabır ve umut girdabında, okuyucuyu karamsarlığa düşürmeyen bir masalsılıkla sunulmuş, büyük bir keyifle okuyup bitiriverdiğiniz şok edici bir eser.