Az önce kitabı bitirdim ve hemen yorumumu girmek istedim. Öncelikle belirtmek isterim ki bu kitabı aynı yazarın Körlük kitabını okuduktan sonra okumanızı tavsiye ederim. Çünkü devamı niteliğinde. Açıkçası kitaba ilk başladığımda çok umutluydum Körlük kitabının bu kadar iyi oluşundan dolayı. Fakat 30 sayfa okudum 50 sayfa okudum derken baktım inanılmaz sıkılıyorum. Ama içimde hep devamı güzeldir sen devam et diyen bir ses vardı. Derken şunu belirteyim ilk 60 sayfa hatta 80 sayfa inanılmaz karışık, sıkıcı geçti. Hiç bir şey anlaşılmıyor, Yazarın dili okadar zorladı ki. Fakat bu sayfalardan sonra kitap aktı gitti gerçekten. Sabrıma değdi. Siz de bu kitabı alıp okumak istiyorsanız aklınızda bulunsun sakın pes etmeyin. Ama şunu söylemeliyim kitabın sonu daha iyi olabilirdi. Aklımda hala yanıtlanmayan sorular var karakterler ve olaylarlarla ilgili. Konusu üzerinde çok durmayacağım yine bilinmeyen bir ülkede bir siyasal sorundan bahsediliyor kitapta. Aslında yasal olarak suç olmayan fakat çoğunluk yaptığında inanılmaz kaoslara yol açan bir sorun. Büyüsü kaçmasın diye çok ayrıntılı açıklamayacağım. Hatırlarsanız Körlük kitabında doktorun karısı kör değildi. Bu kitapta da o karakter var ve körlük zamanı kör olmamasının onun başına açtığı şeyleri anlatıyor. Bu büyük siyasal sorunun başı, örgütleyeni doktorun karısı mı? 4 yıl önce olan Körlük salgınıyla bu olayın ilişkisi var mı? Öğrenmek istiyorsanız Görmek kitabını mutlaka okuyun :)