Puan vermedi·137 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Ağustos 2020 00:42 Kitap başından sonuna kadar Sokrat’ın yöntemini hatırlatmakta. Sorular sorularak cevaba yönlendiriliyor ve en önemlisi düşünmeyi, sorgulamayı sağlıyor.
Ben nedir? Yaptığım fiilleri yapan düşünen ben miyim? Ve daha pek çokları...
Mesele kitabın içindeki tüm fikirlerin doğru olması değil. Zaten herhangi bir şeyden bunu beklememiz pek de adil olmazdı. Mesele eserin insanı düşünmeye sevk etmesi.
Tıpkı Zenon’un “hareketsizlik teorisi” gibi. Bu teori doğru değildi. Her insan bunu söyleyebilirdi. Fakat bilimsel açıklaması için pek çok bilim adamı uğraş verdi. Sonucunda formülü bile bulundu. Ama Zenon’un yaptığı çok daha önemli bir şey vardı. O da evine giderken yolda ortaya attığı bu fikrin yüzyıllar sonra bile konuşulması, üzerine düşünülmesi ve sorgulanmasıydı. Zenon insanlık için yapılabilecek en güzel şeylerden birisini yapmıştı.
Uzun lafın kısası yaptığımız fiillerin, tamamıyla bizim yaptığımız söylenemez.
Buradan da şu dersi çıkarmalıyız belki de : Ne yaptığımız (!) fiillerle övünebiliriz, ne de bir başkasının yaptıkları veya yapmadıklarını(!) yerebiliriz.
Hayatımıza düstur edinmemiz gereken bir ilke olduğunu düşünüyorum.