Esas adı "Kopar Zincirlerini Gülsarı" iken daha sonra "Elveda Gülsarı" halini almış efsane Aytmatov romanlarından birisidir.
Romanda Kırgızistandaki yaşama, örf ve adetlere, geleneklere, oyunlara rastlarız. Ve Aytmatov romanlarının olmazsa olmaz bozkır tasvirlerine.
Romanın başkahramanı oldukça tartışmalı olsa da büyük çoğunluk Gülsarı'nın başkahraman olduğu fikrinde birleşmiştir. Çünkü Gülsarı ile birleşmiş bir yaşamı görsek de aslında merkezde hep Gülsarı vardır ve Gülsarı'nın yaşamıyla paralel giden Tanabay'ın yaşamını izleriz.
"Keşke Kırgızistan bozkırlarında yaşasaydım ve Gülsarı gibi bir atım olsaydı. Beni anlasaydı ve beraber uçsuz bucaksız bozkırda sonsuzluğa yol alsaydık" dedirtmiş bir romandır bana. Daha önce hiç sahip olmadığım bir şeye karşı özlem uyandırmıştır içimde.
Bana doğada gördüğüm her canlıya daha başka bir hassasiyetle bakmamı sağlamış ve kendimi bir atın yerine koymamı sağlayan empatiyi vermiştir roman. Gülsarı'nın özgürlüğüne vurulan zincirleri yüreğimin derinliklerinde hissettirmiştir. Ve bir ata sahip olmanın özlem ateşini içime düşürmüştür. Bu ateş ise uzun zamandır sönmemiştir.