·163 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Ağustos 2020 20:00 Raif Efendi karakteri Berlin'de bir resim sergisinde çizilen porteyi görmesiyle bundan sonraki hayatının nasıl şekilleneceğini bilemeden farklı duygulara kapılır. -Raif Efendi'nin tabloya olan bakışıyla nasıl bir kadın ölümüne sevilebilir ki ? Bu sorunun cevabını bulmak için bile bu kitap okunmaya değer.- Portredeki ressamın ta kendisi olan Maria Puder namı diğer Kürk Mantolu Madonnadır. O an zaman kendisi için durmuştur ve bu günlerce sergiye gelip aynı resmi saatlerce incelemesiyle devam eder. Kitabın ileriki bölümlerinde bu olayı şöyle özetler: “Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim.”
Maria ile tanışabilmek için birtakım olaylar yaşar ve sonunda onunla tanışır. Aradan geçen zamanla birlikte gelişen birliktelik ve arkadaşlık duygusu gelişir. Ancak beklenmedik bir anda beklenmedik bir olay çıkagelir.
Kitabın böylesine sürükleyici olması bu kurgu, betimlemelerin ve hayal gücünüzün ne denli sizi empati yapmaya itelediğini okurken göreceksiniz. Keşke bitmese dediğim kitaplardan biriydi. Kesinlikle okumalısınız.
Kimseye ön yargıyla yaklaşmamak gerektiğini onun neler yaşadığını bilmeden onu anlayamayacağınızı unutmayınız. Birilerine ilgi göstermek ve onlardan ilgi duymak sizi bambaşka biri yapacaktır.
“Şimdi ben gidiyorum. Fakat ne zaman çağırsan gelirim..” dedi.
Evvela ne demek istediğini anlamadım.
O da bir an durdu ve ilave etti:
“Nereye çağırsan gelirim!”