·459 syf.····Okunma: 23 Ağustos 2020 05:14 İnce Memed 2/ Yaşar Kemal
“Bu dünya böyledir,” diyordu. “Sular hendeğine dolar. İnsanlar doğar ölür, gün doğar batar. Ağaçlar büyür çürür. Sular akar, bulut ağar. Ağayı öldürürsün, ağa gelir yerine. Bir daha öldürürsün, bir daha gelir.”
İnce Memed 2... Kaç gündür erteliyorum bu yorumu girmeyi. İlk kitapta da böyle olmuştu. Ne söylesem eksik kalacak gibi... Hangi konuya değinmek istesem farklı farklı konular çıkıyor altından. İlk kitap biraz hararetli geçmişti, olaylar üst üste yaşanmıştı ve daha çok diyalog ağırlıklıydı. Bu kitap ise ilkine göre daha durağan, Memed’ten ziyade diğer kahramanlar daha ön planda. Tabii bunun sebebi diğer kitaplara bir hazırlık da olabilir Memed’in kararsızlığı, hayal kırıklığı, içinden çıkamadığı çaresizlik durumu da. Her şey bir yana betimlemeler, o capcanlı Çukurova, dağlar, çiçekler, ovalar, insanlar kısacası her şey aynı; üslup, akıcılık yine muazzam.
“Amma adamda yürek var, akıl var, insanlık var. Onda bu insanlık var da, işte bu sebepten ağaların da hükümetin de ondan ödü kopuyor.”
İşte Memed’in diğer eşkıyalardan farklı olmasının sebebi bu. Kendi tercihi değil aslında, kader onu buna mecbur etti. İçindeki merhametin, haksızlığa karşı mücadelesinin sebebi de bu. O hep “karanlığa düşecek olan ışıktı” yalnızca kaderin ona biçtiği zamanı bekliyordu.
(Buradan sonrası spoiler içerir.)
Kimi okuyucular Memed’in neredeyse kitabın sonuna kadarki durgunluğunu, bir şey yapamayışına sitem etmiş olabilir. Ama ben onu o kadar iyi anlıyorum ki. O kafasında dönüp duran “Abdi gitti, Hamza geldi, Hamza gidecek Bekir gelecek” sözlerini, onun hayal kırıklığını, her şey düzelecek, insanların acıları, çektiği açlıklar ve haksızlıklar son bulacak derken durumun eskisinden de beter oluşunun tek suçlusu olarak kendisini görmesini çok iyi anlıyorum. Böyle bir psikolojideyken Hamza’ya karşı bir hamle yapmak istemez haliyle, yapsa ne olacak? Yerine yenisi gelecek, bu düzen böyle gidecek. Güçlüler de acı çekenler de hep var olacak. Ama bir yandan da ona teselli veren şey şudur: “Zulme karşı koymamak zalime ortak olmaktır.” s181
Köylüler haklarını savunamıyor diyebilmek için köylülerin haklarını biliyor olmaları gerek. Bu hayat hep böyleydi böyle de olacak diye düşünüyorlar. Değiştirilebileceği, farklı şartlarda yaşanabileceğini hiç düşünmemişler. Arif Saim Bey de savaştı köylü de savaştı, ama Arif Saim kendine hak biliyor o toprakları. Köylü içinse Arif Saim için çalışmak bir nimet sayılıyor.
Keşke elli cilt olsa dedim İnce Memed, keşke hiç bitmese de ömür boyu okusam. Bir yanım hep Çukurovada o insanlarla yaşasa, acılarına sevinçlerine ortak olsa. İlk kitaptan sonra merak etmiştim bundan sonra ne olacak diye, şimdi daha da merak ediyorum: Asıl bundan sonra daha ne olabilir?