·542 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Ağustos 2020 21:43 Kadın temasını işleyen birçok eser inceledim fakat bu sefer farklı bir içeriğe ve anlatış tarzına sahip bir esere rastladım.
Önsöz:’’ Hepimiz vahşiye özlemle doluyuz. Bu özlemin kültürel olarak onaylanmış pek az panzehiri var. Bize bu tür bir arzudan utanç duymamız öğretildi. Uzattığımız saçlarımızı duygularımızı saklamak için kullandık. Ama Vahşi Kadın'ın gölgesi gündüz ve gecelerimiz boyunca pusuya yatmış bir halde hala varlığını sürdürmekte. Nerede olursak olalım, arkamızda tırıs giden bu gölge kesinlikle dört ayaklı.’’ Böyle başlıyor eserine Clarissa ve o kadar yoğun bir emek olduğunu göreceksiniz ki her bir masalın kendine özel anısı ile yirmi beş yıllık bir çalışma sonucu ortaya çıkardığı bir el kitabıdır.
Jungcu Psikanalist Diplomatı olan Clarissa eserinde çokça psikolojik terimin yanında öykülerde yer alan dillerdeki alıntılarla birlikte anlaşılması zor okuması zor gibi görünse de dipnotlar ile ve biraz da psikolojiye yatkınlığı olan en azından Freud ve arkadaşı Jung’u okumuşluğu olan okurların akıcı bir şekilde okuyabileceği bir eserdir.
Estes kitapta bir sürü kültüre ait öykü ve mitlerden yola çıkarak kurtlarla kadınların benzeştikleri noktalar üzerinde durarak kadınların nasıl davranmaları gerektiğini, kadınların insanlık tarihi boyunca üzerine kurulan bazı klişelerden nasıl kurtulabileceğini açıklar: artık çok önemsenmeyen duygular başta olmak üzere kadının iç sesine kulak vermesi gerektiğini belirtir. Kolektif bilinçaltında var olan gücü açığa çıkarmak için eski dönemlerdeki masallardan alıntılar yaparak içeriği zenginleştirmektedir. Estes kadınlar ve kurtların ruhsal (psişik) olarak ortak yönlerini açığa çıkarmıştır. Bundan dolayı eser boyunca vahşi kadın arketipini göreceksiniz.
Bir kadının içindeki gücün farkına varabilmesi için o yaratıcı sesi duyması gerektiğine inanıyorum artık, gelecekteki yaşamları bilemeyiz ama atalarımızın yaşanmışlıklarından yeniden doğabiliriz, hayata her gün küsebiliriz ama her sabah yeniden barışmayı bilmeliyiz de. Bir yola çıkmalıyız ( kitapta orman tasvir edilmiş) ve bu yolda engellere takılmamalıyız ki ilerleyebilelim, bizi yoldan alıkoyacak ne varsa geride bırakmayı başardıkça hedefe daha çok yaklaşacağız. Herkesin sınandığı durumlar vardır hiçbirimizin hayatı diğerinden daha dört dörtlük de değil. Örselenmiş, yıldırılmış beyinler, bedenler olarak çürümemeliyiz istediğiniz bir şeyler bir tutkunuz elbette vardır ve ne zaman onu almak için yola çıkarsınız işte o zaman yaşamaya başlarsınız.