Vatansever Le Guin
10/10
·160 syf.··
2020 76. kitabı
Balıkçıl Gözü, uzak bir gezegene (Victoria) Dünya'dan gönderilmiş sürgün bir nüfusun ikinci-üçüncü kuşağının hikâyesi. Aslında dosdoğru Kolonyal Amerika'ya bir gönderme. Gezegendeki tek insan yerleşimi bir "şehir" ve bu şehre birkaç kilometre mesafede köyleri ile birlikte bir "kasaba". Şehirliler, Dünya'dan tek yönlü gemilere binmeye mecbur bırakılmış suçluların, istenmeyenlerin ve belalıların çocukları ve torunları. Kasabalılar ise, suçlulardan 50 yıl sonra daha gönüllü koşullarda gelmiş daha barışık bir nüfus. Ursula Le Guin burada önemli bir tercihte bulunmuş. Şehir ile temsil edilenler, Amerika kıtasının kanlı Conquistador geleneği. Şehirli karakterlerin Falco, Marquez, Luz Marina gibi göze çarpan Hispanik isimleri bu tercihin işareti. Kasaba ile temsil edilen halkta ise, Avrupa'da tutunamamış pasifist mezhep takipçilerini görüyor gibiyiz. Şehirliler "Brasil-America"dan, kasabalılar "CanAmerica" dan. Le Guin vahşi "Şehir" için 1500'lerin Güney Amerika'sını kuran (yıkan diyelim) İspanyol ve Portekizlilerinden ilham almış. CanAmerica'dan (Kanada-Amerika) gezegene yollanan, kadınları özgür, barışçıl Shanti halkı ise, sömürüye maruz kalıp buna direnen asil taraf olmuş. Bu arada Shanti, iç huzuru anlamında Sankritçe bir kelime. Budizmdeki uzlaşmacı (belki kişiliksizlik seviyesinde pasif) huzur... Le Guin bir tarafı sömürücü-saldırgan, öbür tarafı barışçıl-pasifist bu asimetriyi çatıştırırken hem feminizmini konuşturuyor, hem de çok ilginç iki soruyu masaya yatırıyor. Pasif direniş nihaî zafere götürür mü? Özünde cesaret içeren bir kaçış özgürlük getirir mi? Kurgunun gidişatından ilk soruya hayır, ikinci soruya evet cevabı çıkıyor. Fakat ikinci sorunun cevaplanmasına eşlik eden pastoral betimleme sanki Le Guin'in vatansever bir yönüne de işaret ediyor. Yalnız bununla kastettiğim Batı'daki gerici nüansla "patriotism" değil. Ve belki acele ediyorum ama o sayfaların gözümde canlandırdığı sanki 1700'ler sonlarıyla 1800'ler başları gibi kıyıdan kaçıp batıya doğru daha özgür topraklara göç eden küçük bir Quaker cemaati oldu. Baş karakter Luz Marina, adeta bu Quaker grubuna katılan İngiliz valinin kızıydı... Bilinen ulusların tarihinde çatışmasızlık yok. Oysa, Balıkçıl Gözü'nde, yolu çatışmadan kaçışa doğru açılan yeni bir ulusun çekirdeği hikâye edilmiş. Gerçi Amerikan tarihi durmadan kaçanların ve kaçışı kader olanların tarihi ve ulus olarak sivil savaştan bu yana ciddi bir testten geçmediler. Yine de Le Guin, kurgusunu ilerletirken bence kendi vatanı Amerika'yı ve kendi köklerini yansıtan bir feminizmden hareket etmiş. Le Guin edebiyatının tüm klâsik unsurları bu eserde de mevcut. Bölünmüş toplum, sağlam feminist sorgulamalar ve bir yığın vicdan muhasebesi okuyucuyu bekliyor. Bunlara eşlik eden yaratıcı bir tarih ve toplum kurgusunu ve elbette yaratıcı doğa tasarımlarını da Ursula nineniz ustalıkla örüp başınıza konduruyor.
Edebiyat
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
168 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.