Balıkçıl Gözü

Ursula K. Le Guin
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
Temmuz 2023
İlk Yayın Tarihi:
1978
Yayınevi:
Metis Yayınları
Orijinal Adı:
The Eye of the Heron
ISBN:
9789753420624
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·160 syf.··
2023 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2023 20:57
Balıkçıl Gözü, birçok Ursula K. Le Guin kitabı gibi sınıfsal çatışma, cinsiyet eşitliği, ekoloji, özgürlük gibi toplumsal konuları işliyor. Kitabın çevirisi ise birçok Ursula kitabında olduğu üzere Çiğdem Erkal İpek’e ait. Suçluların tek yönlü olarak gönderildiği Victoria gezegenine konuk oluyoruz. Gezegende yaşayan insanlar iki gruba ayrılmış durumda. İlk gelen gruptakiler kendilerince modern bir şehir kurup efendi-hizmetkar hiyerarşisine dayalı bir yapılanma oluşturmuşlar. Şehirliler erkek egemen bir toplum olup, üretmekten ziyade ikinci grubu sömürerek yaşamlarını sürdürüyor. İkinci grup toprağı işleyen emekçi, eşitliğe inanan, şiddet kavramını reddeden barışçıl bir toplum. Şehirlilerin gözünde köle sınıfını oluşturan kasabalılar, yeni bir yerleşim kurmak istediğinde bütün dengeler bozuluyor. Sosyal bilimkurgu alt türüne giren Balıkçıl Gözü, yorucu olmayan duru bir dille yazılmış. Bu açıdan değerlendirdiğimizde okuması rahat, anlattıkları kıymetli bir eser ortaya çıkmış. Kitapla ilgili bazı okur yorumlarında tarihteki ilk bilimkurgu romanı olduğu iddia ediliyor. 1978 yılında yayımlandığını düşünürsek oldukça talihsiz bir iddia olduğunu belirtmeliyim.
Edebiyat
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
Balıkçıl Gözü deneyimim
7/10
·168 syf.··
2025 21. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 15:38
Ursula K. Le Guin ’in yarattığı dünyalara her dönüşümde, bir hikâyeden çok bir bilinçle karşılaşırım. Onun kurguladığı ekosistem, insan ilişkileri ve dili; okura sadece bir evren değil, bir bakış açısı sunar. Her kitabına yüksek bir beklentiyle başlarım ve her seferinde o beklentileri aşmayı başarır. Le Guin'i dost meclisinde sabaha kadar övebilirim. (Keşke anneannem olsaydı, o kadar çok severim kendisini.) Balıkçıl Gözü 'ne gelecek olursam; kitap Yerdeniz veya Batı Sahili Günlükleri gibi bir külliyat değil. Mülksüzler veya Karanlığın Sol Eli kadar sıradışı bir derinliğe sahip olduğunu da söyleyemem. Kısa bir zaman diliminde, az sayıda karakterle tek bir olay etrafında dönen bir hikaye anlatıyor. Yine de Le Guin'e özgü bütün unsurlar mevcut kitapta, damakta bıraktığı tad da hiç farklı değil. Yalnız, bu kitabı okurken bana düşündürdüklerini, Le Guin'i eleştirmenin hiç haddim ve vasfım olmadığının farkında olarak, paylaşmak isterim. Ursula Le Guin, pek çok hikayesinde olduğu gibi burada da, erkek şiddetini çok naifçe analiz ediyor ve anlamlandıramıyor. Bunu, yarattığı ideal toplumlarda erkeğin erkinin kaynağı olan bu şiddet potansiyelini, törpülenmiş ve dizginlenmiş bir özellik olarak sunmasından ve karşı toplumu mantık, empati ve uzlaşma yöntemleriyle ikna etmeye çalışmasından anlıyorum. Le Guin, erkek karakterlerin öfkelerinde hep bir sebep arıyor. Umutlu bir ütopyacı bakış açısıyla, mantıkla açıklanabilir sebepler sunulduğunda ya da bunlar ortadan kaldırıldığında şiddetin dönüştürülebileceğini varsayıyor. Oysa yaptığı bana, istediği oyuncak alınmadığı için hunharca ağlayan bir çocuğa, "Hissettiğin hayal kırıklığını anlıyorum, ama bir tane daha oyuncağa ayırabileceğimiz paramız yok. Bazen istediğin her şeyi elde edemeyebilirsin ve bu çok normal. Peki şu anda nasıl
Duygu ve Düşünce
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2020 03:52
Eser dünya tarihinde yazılmış olan ilk bilim kurgu romanı olarak kayıtlara geçmiştir. Yazıldığı tarihsel süreç göz önünde bulundurularak inceleme yapıldığında gerçekten ne denli akıl zorlayıcı bir kurgu oluşturulduğunu anlamamız oldukça kolay.
Edebiyat
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2019 314. kitabı
Ursula K. Le Guin dünyanın en güzel bilimkurgu yazarıdır. Her şeyiyle en güzelidir. İyi ki vardır. Sadece Mülksüzler gibi bir başyapıta imza attığı için değil, edebiyat dünyasına sağduyu ve eşitlik duygusunu aşıladığı için de. Sadece var olduğu için bile minnetarım kendisine. Bu kitapta Victoria gezegeninde yaşanan karmaşaya tanık oluyoruz. Kendini muktedir olarak gören şehirli insanlarla toprakla haşır neşir olan ve üretimin yükünü taşıyan insanlar arasında yaşanan bir çatışma. Sanki bu konu bize çok yabancı değil. Erkek egemen bir dünyada savaşlar, eşitsizlik, kavga dövüş, cinsiyet eşitsizliği, paraya tapınma, modern kölelik gibi saçmalıklarla uğraşan dünya ahalisi olarak Victoria bize çok uzak bir gezegen değil.
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
9/10
·160 syf.·
2021 6. kitabı
Sosyal adaletsizliğin bilim kurgu ve feminist söylevlerle birleştiği bir başkaldırı romanı. Distoptik yaşamda ezilen bir grubun pasif direnişini okumak insanı şaşırtıyor diyebilirim. Vera'nın asaletine, Lev'in cesaretine ve Luz'un düşünebilmesine hayran olmamak elde değil. Ursula Le. Guin'e başlamak için de doğru kitap olabileceğini düşünüyorum. Okuması zevkli ve genellikle akıcı bir dile sahip. Okuma listenize ekleyebileceğiniz bir roman. Ben çok severek okudum.
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 134. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2024 22:58
Gezegenin adı Victoria. Bundan yüz yıl önce dünyada kaynaklar tükendiğinde insanların bir kısmının yeni yaşam alanlarına transferi söz konusu olmuş. İlk koloni Victoria gezegenine yollanıp orada yaşamaları için gereken tüm şartlar sağlanmış. Bu ilk koloninin ardından birkaç on yıl sonra da başka bir koloni geliyor. Yalnız tahmin edildiği üzere bu koloni ile gelenler artık dünyada istenmeyen insanlardan oluşuyor. Öyle hırsız, katil gibi istenmeyen suçlular değil bu gelenler. Doğruları söyleyenler, halkı doğru olana yönlendirmeye çalışanlar, liderler. Yani birçok ülkenin yöneticisinin yer yüzünde istemeyeceği tipler. Hepsi yargılanıp Victoria gezegenine yollanıyor. Yollandıkları araç da tek gidiş yapabilen bir araç. Olur da geri gelirler diye olsa gerek. Victoria gezegenine ilk giden koloni yer yüzünde çatıştıkları liderler benzeri bir yaşam sürmektedir. Yeni gelenler bu şartlara uyar ve ekip biçmeye, elde ettiklerini de onlarla paylaşmaya başlar. Lakin yüz yıl sonra Victoria gezegeninde de kaynaklar kısıtlanmaya başlar. Kasaba halkı (sonradan gelen halka bu isim verilmiş) Şehir halkı ile görüşüp bu durumla ilgili çözümler üretmeye çalışır. Ancak Şehir halkının konuya yaklaşımı basittir: Bizden başka kimse en iyisini düşünüp karar veremez. Kasaba halkı ise mantıklı davranarak oradan sessizce uzaklaşmaya çalışır ancak Şehir halkı onları esir alıp her türlü hizmetlerini gördürmeye zorlamak ister. Her iki halk arasında kanlı bir savaş çıkar. Olan her zaman olduğu gibi gencecik insanlara olur. Hangi gezegende olurlarsa olsunlar eline güç geçen insanlar kendilerini diğerlerinin hâkimi sanma eğilimde olsa gerek. Neden? Sorunun yanıtını kitapta bulamıyoruz ancak belki kendi içimizde bulabiliriz.
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2019 321. kitabı
Dünyada kendilerine yer bulamayan bir grup insanın Yen'i bir gezegende Yen'i hayatları, bir tarafta çalışan üreten sorunlarını barışçıl yollarla çözen köylüler diğer yanda dedelerinden miras otoriteyi kullanan , tüketici şehirliler, bu arada kadının erkek karşısında varoluş çabası . Her şeyden biraz var, tüm Ursula kitapları gibi söyleyecek sözü var
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
9/10
·160 syf.··
2024 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2024 02:09
Kadınların toplumda erkekler tarafından nasıl görmezden gelinip baskılandığını olaylar dahilinde görmek inanılmaz etkiledi beni. Karakterlerin kendi benlikleri ve duruşları beni daha çok sürükledi. Yazarın dili ise inanılmaz akıcı idi.
Edebiyat
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2010 50. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2010 02:33
Bir yolculuk -yuvaya,eve yapılan yolculuk - öyküsü anlatıyor olmasının yanı sıra ;bir kadın öyküsü de anlatıyor bu kitap,Ursula K. Leguin'nin diğer pek çok kitabının alt metninde de olduğu gibi.. Balıkçıl gözü'nü kısa sürede severek okudum,bana çok samimi geldi.Bilimkurgu ya da Leguin severlerin severek okuyacakları benimde tavsiye edebileceğim bir kitap,ancak bir 'mülksüzler' daha beklemeyin.
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 772. kitabı
* Dünya'da istenmeyen ve arzu edilmeyen insanlar haline gelen bir grup başka gezegen arayışı içine girerler. Geldikleri gezegen türlü sınıflara ayrılmıştır. Bir yanda üretici konumunda olan köylü ve kasabalılar, diğer yandan ise saltanatvari bir otoriteyle yönetimi ellerinde bulunduran ve tüketici konumunda olan kentliler. ** İkiye ayrılan bu sosyal sınıflar Victoria Şehri ve Shantih Kasabası şeklindedir. Sürgün ve istenmeyen gruplar sonucu gönderildikleri merkez haline bu yer aynı zamanda çatışmaların odağı haline gelecektir. Her türlü zorbalık, ahlaksızlık, eşitsizlik üzerine hüküm süren Victoria şehri ve barış, huzur arayışı içinde ve sömürüden uzak yaşamak isteyen Shantih kasabası adlı bu iki grup karşı karşıya gelirler. *** Kasaba insanları atalarının izlediği yoldan gitmeye karar verirler. Özgürlük dürtüsüyle dolu kasaba halkı eşitlikle örülü bir dünya kurma amacı taşır ve bunu kent yetkililerine kabul etme uğraşı içerisindedirler.Elçiler aracılığıyla bunu Kent yöneticilerine duyuran Kasabalılar karşılığında elçilerinin hapis hayatı yaşamaları sonucuyla karşılaşırlar. **** Özgürlük aşkı ve yeni bir dünyaya yelken açma isteğinde olan sadece Shantih ahalisi değildir. Kasabalılardan Vera ile bir konuşması sonrası Kentli Luz Shantih yanında mücadele etmeye başlar. Kasabaya taşınır ve etkin bir rol oynamaya başlar. ***** Bütün engellemelere, karşı çıkışlara, sindirmelere rağmen içlerindeki umut ve özgürlük aşkı sönmek bilmez ve yola çıkarlar. "Balıkçıl" alana ulaşırlar ve amaç zaferle son bulur. ****** Son olarak kitaba uygun bu sözle bitiriyorum. "Hiç umut olmadığını farz edersen, hiç umut olamayacağını garantilemiş olursun. Eğer özgürlük için bir içgüdün olduğunu farz edersen, bir şeyleri değiştirme şansın olur, daha sonra da dünyayı iyi hale getirmek için
Balıkçıl GözüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2023284 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ursula K. Le GuinYazar · 71 kitap
Ursula Kroeber Le Guin (d. 21 Ekim 1929) ABD'li yazar. Bilim kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Le Guin, bu alanlardaki eserlerinin yanı sıra şiir, tiyatro, çocuk ve genç edebiyatı alanlarında da yazar ve çevirmen olarak katkıda bulunmaktadır. İlk romanı 1966 yılında yayımlanan Le Guin'in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung'un, taoizimin, varoluşçuluğun ve yunan mitolojisinin etkileri görülmektedir. Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödülün sahibidir. Yaşamı Ursula Kroeber, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde 1929 yılında dünyaya geldi. Antropolog bir babayla (Alfred Kroeber) psikolog ve yazar bir annenin (Theodora Kroeber) kızıdır. İsmini doğum tarihi olan Azize Ursula Günü'nden aldı. Ebeveynleri tarafından üç erkek kardeşi ile beraber kültürel çeşitlilik fikrinin hakim olduğu bir ev ortamında yetiştirildi. Massachusetts-Radcliffe College’da lisans eğitimini tamamladıktan sonra Columbia Üniversitesi'ni bitirdi ve yüksek lisansını “Fransa ve İtalya’da Orta Çağ ve Rönesans Dönemi Edebiyatı” üzerine yaptı. 1951’de tarihçi Charles A. Le Guin ile evlendi. Üç çocuk ve dört torun sahibi oldu. Le Guin 22 Ocak 2018'de Portland'daki evinde 88 yaşında öldü. Edebiyat hayatı Bilimkurgu türünde yazmaya 1960'li yıllarda başladı. İlk öyküsü 1962’de yayınlandı. Pek çok üniversitede ders verdi, çeviri, derleme ve makaleleri yayınlandı. Le Guin, 1969'da yazmış olduğu "Karanlığın Sol Eli" adlı romanıyla bilimkurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldıktan sonra ün kazanmıştır. Ayrıca, 1974'te yazmış olduğu ütopik bilimkurgu romanı Mülksüzler ile 1975'de yine Hugo ve Nebula ödüllerini almıştır. Bilimkurgu ve fantastik kurgunun yanı sıra şiir ve çocuk kitapları da bulunmaktadır. LeGuin, teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli temsilcilerindendir. Eserleri arasında özellikle Yerdeniz Üçlemesi ve buna sonradan eklenen dördüncü, beşinci ve altıncı kitapla çok ciddi hayran kitlesine ulaşmıştır. Bu serinin 3. romanı olan "En Uzak Sahil" (The Farthest Shore) kitabıyla 1973 yılında Çocuk Kitapları için verilen ABD milli ödülü (National Book Award) kazanmıştır. 1990 yılında yeniden Nebula ödülünü Tehanu ile kazanmıştır. Ana temaları Temel feminist teoreme oldukça hakim olan Le Guin yazılarında teorisini gizlice vererek erkek okuru rahatsız etmez ve teoriyi okuyucuya gizlice zerk eder. Anarşist eğilimli ya da anaerkil toplumlar yaratmaktan çekinmez. Zaten hayatı boyunca asice hareket etmiştir. Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar adlı makale denemesinde, bir yazısında zamanında Playboy dergisinde bile yazdığını söylemektedir. Pek çok okuru için bilge bir kadın tiplemesi olan LeGuin Ged (Çevik Atmaca) karakteri ile de pek çok okurun kişiliğine etki etmiştir. Yüzüklerin Efendisindeki bilge ve ilk yaratılanGandalf'ın aksine (Gandalf Tolkien mitosunda ilk yaratılan ve kutsal olan maiardandır. Bkz. Güç Yüzüklerine Dair adlı Tolkien kitabı) LeGuin'in baş kahramanı Ged Gontlu bir keçi çobanı olarak başlayıp Roke adası büyücülerinin en büyüklerinden olmuştur. Yeraltı tanrılarının başrahibesi Tenar ise sıradan bir kadın olmayı tercih ederek kendini bulmuştur. LeGuin'in her kahramanı, her romanı bir süreç, bir değişim anlatır. Bilgeliği ve büyümeyi değişmekten korkmamakta bulur. Le Guin'in karakterleri basma kalıp kahramanlardan uzaktır. Genç mükemmel kadın ve erkekler yaratmayan yazarın kahramaları genellikle yaşlı adamlar veya koca karılar, cılız, sakat veya tecavüze uğramış ve intikam peşinde koşamayacak kadar çaresiz çocuklardan oluşmaktadır. Bu haliyle Le Guin romanları çaresizliği, yaşama cesaretini vurgulayan mütevazi görünümlü gizli bir romantizim barındırmaktadır. Oldukça sık kölelikten bahseder. Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır. Köleleri, bir kölenin yalın ve itirazsız, itaatkar dünyasında her hangi bir şeyi sorgulama yeteneğinden yoksun insanlardır. İsyandan bahseder, ama yanlışlıkla köle sıfatı taşıyan soylu kurtarıcılardan yoksundur hikâyeleri. Kadınlık ve erkeklik, çocukluk ve erişkinlik, kölelik ve sahiplik gibi zıtlıklara vurgu yapmaktadır. Le Guin yalın ama şiddet dolu bir evreni yansıtır. Şiddeti adlandırmaktan çekinmez. Özgürlük ve cesaret dolu bir dili vardır. Daha fazla bilgi için: tr.wikipedia.org/wiki/Ursula_K._...