·504 syf.····Okunma: 02 Eylül 2020 16:59 Kitap 2001 yılında çıkmış. Yazarın Kılıç Yarası Gibi kitabını okumasaydım muhtemelen bu kitaptan da haberim olmayacaktı. Kılıç Yarası Gibi'nin devamı niteliğinde ama bir üçleme, seri vs değil. Olsundu, öyle de güzel, böyle de güzel idi.
Hikaye yine, yeni, yeniden Osmanlı'nın en son çalkantılı dönemi olan 31 Mart olayının çerçevesinde ele alınıyor. Bu olayı yaratan koşullar, geçirilen çalkantılı dönem (özellikle İstanbul'un geçirdiği çalkantı) anlatılırken yazar olayların perde arkasının bilinenden farklı olduğunu öne sürüyor. Tarihi ve siyasi olayların perde arkası her ne kadar farklı olsa da, Ahmet ALTAN ister isyan günlerinde olsun, ister corona günlerinde olsun, ister elinin köründe olsun kadın-erkek ilişkilerini her dönem çok çok iyi analiz edip bunu okuyucuya sonuna kadar hissettiren muhteşem bir yazar.Kullandığı dil ve üslup da romancılığının referansı.
Kitap bittikten sonra roman karakterleri şuan ne yapıyordur acaba diye deli deli düşündüm. Herkesin deli sandığı ölü büyükleriyle konuşan Osman'ın anlattığı bu tarihi aşk romanını, Kahraman Tazeoğlu ergenliğinden, Ahmet Batman melankolisinden sıkılıp bıktıysanız mutlaka okuyun. Hedefinizde kalite varsa zaten elbet bir gün karşılaşırsınız.