·639 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Ağustos 2020 22:58 1930'lu yılların Türkiye'sini Çukurova bölgesi özelinde mükemmel anlatan bir başyapıt İnce Memed serisi.Dönemin Çukurova'sını taşıyla toprağıyla,ağacıyla kuşuyla,tabii ki insanıyla kısaca demir yerle bakır gök ve arasındaki her şeyle gözümüzün,gönlümüzün,zihnimizin önüne seren bir kitap.Çok ustaca yazılmış bir senaryoyu okuyucusunun hayal gücüyle canlandırmasına ve hatta yönetmesine olanak sağlayan çok yönlü bir eser.Toplum bilimi,dil bilimi,bitki bilimi,tarih gibi birçok alanda da bilgi kaynağı.Yaşar Kemal'in dört kitabın sonunda söylemek istediği de çok yerinde.Sürekli bir kurtarıcı beklemek;bir İnce Memed,bir Köroğlu veya Hızır beklemek ne kadar doğru?Insanların her biri eğer bir Köroğlu bir İnce olamazsa bu bilinci kazanıp da taşın altına elini sokmaz ,bana dokunmayan yılan bin yaşasın derse toplumsal bilinç oluşmaz ve kötülerin kötülükleri,zalimlerin zulmü artarak devam eder.Bu devran da böyle sonsuza kadar gider.Sonuç olarak her ne kadar zor olsa da hepimiz ucundan kıyısından da olsa kendi gücümüz nispetinde bir Ince bir Köroğlu bir An acık Sultan olursak ne mutlu bize ne mutlu bizim insanlığımıza.Haydi şimdi Ali Atay'ın İnce Memed türküsünü açın ve o dağ başındaki top top ışıkları düşünün.İyi okumalar :)