·632 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Eylül 2020 10:55 Oblomov... Oblomovluk...
Benim gibi oldukça üşengeç ve tembel sayılabilen insanların kendilerini bulabilecekleri bir kitap. İlk başlarda okurken çok gülmüştüm çünkü (evin pis olması kısmı hariç) üşengeçlik ve tembellik konusunda Oblomov gibi sayılabilirim. Özellikle bu pandemi döneminde sürekli evde kalmış ve kalmaya da devam eden biri olarak aynı Oblomov gibiyim.
Kitap ilk başlarda eğlenceli başlasa da ortalarına doğru insanı biraz sıkabiliyor çünkü ortalarına kadar yavaş bir şekilde ilerliyor. Ancak son 200-300 sayfası ise oldukça güzel ilerliyor.
Kitapta bir tek Oblomov'u sevdim. Zahar'a niye bilmem ama çok sinir oldum ve Ştoltz'u da başlarda sevmiştim aslında ama sonrasında Olga'yla evlenince sevmeyi bıraktım. Olga'yı zaten başından beri sevmemiştim. Ancak yine de Oblomov ve Ştoltz arkadaşlığı güzeldi...
İnsanın üşengeçliğini, tembelliğini, dostluk ilişkilerini ve hayatta bir amacın olmasının önemini vurgulayan güzel bir eserdi. Sonu insanı biraz burkuyor ama iyi ki okumuşum.
Kitabı okuduktan sonra kalkıp işe koyulmak ve bir şeyler yapmak isteyebiliyorsunuz. Ama bazen de okurken Oblomovluk'a kapılıp en güzelinin hiçbir şey yapmamak ve yatmak olduğuna kanaat de getirebiliyorsunuz...
Okumadıysanız okumanızı öneririm. İyi okumalar!