Uzun bir aradan sonra herkese tekrardan merhaba.
Eleştirel okuma basamaklarına uymakta en çok zorlandığım eserlerden biri ile karşınızdayım. Üslûp özelliğine bakmak, genel bakış açısı sunmak ne kadar zor olabilir bir dünya klasiği için dediğinizi duyar gibiyim. Kitabı katagorize etmek cürretkar bir yorumlayıcı olan benim için dahi fazlasıyla zordu. Bir başucu kitabı mıydı, sağlam kafa ister miydi yoksa tek okuyuşta sıkar mıydı insanı?
Başlamadan önce şunu söylemeliyim ki fazla kitap okumayan biriyseniz size tavsiyem en azından haftada bir saat bu kitabı okumanız. Size söz veriyorum, kendinizi gördüğünüz statü, özgüveniniz değişecek. Bu öyle tesirli bir kitap çünkü.
Kitapla ilgili ilk değinmek istediğim konu evrensellik. Bu konu üzerinde çalışan her yazar bu kitabı didik didik etmelidir fikrimce. 1946 yılında basıma sürülen kitap günümüz dünyası ile ilgili öyle çıkarımlar yapar üslubunu öyle samimi ve içten kullanır ki aradaki yarım asırdan fazla fark adeta yok olur satırlarda karşılıklı konuşan sanki aynı devrin insanlarıdır ve aynı dünyadan bahsediyorlardir. Kitabında da ölümü güzel karşıladığını belirten, ölümü sözlerinin kalbinden gelip gelmediğinin bir sinavı olarak gören yazar bu kitabının kalıcılığı sayesinde de payidarlığın kapılarını çoktan aralamıştır zannımca. Ama yine de yazar kitabını bizim gördüğümüz gibi görmüyor. Naifliğini belli eden şu dizeleri yazıyor kitabı hakkında:
"Kitabımı az insanlar ve az yıllar için yazıyorum.
Uzun ömürlü olabilmesi için daha sağlam bir dille yazılması gerekti."
Şahsen ben daha önce de deneme derlenmesi biçiminde kitaplarla haşır neşir olduğum dönemler geçirdim. Fakat bu eseri okuduğumda baş tacı ettiğim yazarlar listesinde de köklü değişiklikler oldu diyebilirim.
Çünkü bu kitap alelade bir fikir kitabımdan çok daha öte günümüz dünyası üzerine bir söyleşi, insan ruhunun yansıması, adeta bir ayna gibi. İçerisinde herkes kendinden bir parça bulabilir klişesinin klişelikten en uzak olduğu kitap diyebilirim .Bana kattığı değer tahammül. Özellikle de kendime. Yine de sözgelimi bir başkası için umut olan bu kelime bir başkası için de dostluk olabiliyor.
Velhasıl bu kitaba harcadığınız para ve zaman oldukca evladiyelik düşünce dünyanıza kesinlikle doğru bir yatırım olacaktır. Kitabı okurken akıcılığını fark edecek ama her cümlesinin anlam dolu bir afitap olduğunu göreceksiniz.
Benim gibi çul çürüten vefasiz bir okurdan beklenildiği gibi kitabı bittiği yerde bırakıp unutup gitmek yerine, kitabı her açtığımda kısa gülümsemelere, küçük tefekkürlere sebep olan cümleleri sayesinde özenle üphaneme yerleştirdim.
Felsefenin sorgulayan yegâne yazarı, kalender şahsiyeti Montaigne, düşünce dünyamda degistirdikleriniz şimdiden tesirini gösteriyor hayatımda.