·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Eylül 2020 01:00 Uzun zamandır beklettiğim için belki de beklentilerimi yüksek tuttuğum bir kitaptı. Ancak bunu karşıladığını pek söyleyemem. Kısaca özetlemem gerekirse kitaplara verilen önemin tamamıyla yok olduğu bir yakın gelecekten bahsediyor yazar. Devletin her şeye sahip olduğu ve insanların farklı fikirlere sahip olmaması gerektiğini düşündüğü bir ülke. Televizyonlarda bulunan programlarla ve alınan haplarla devletin en iyisi olduğu ve iyi bir vatandaş olmaktan başka insani olarak hiç bir niteliğe izin vermiyor. İnsanların beyinleri adeta yıkanıyormuşçasına sürekli reklamlardan bahsedilip duruluyor. İnsanların kendilerinin farkına varması için gereken en önemli yolun kitaplardan geçtiği ve eski yaşamların güzelliklerinin farkına varılmaması devlet tarafından amaçlanıyor. Bu amaçla sadece devlete fayda sağlanmakla kalmayıp insani duygular da eriyip gidiyor. Baş karakterin yaptığı evlilikte daha ilk buluşmasını dahi hatırlayamadığı gözler önüne seriliyor. Karakterimiz son zamanlarda (ki bundan bahsettiğim savaş zamanları) ilk buluşmasını hatırlar ve aşkının farkına varır. Bir nevi insan olmaya başlar. Çünkü kitap ezberindedir.
Yangını söndürülmeyip tam aksine yangını başlatan itfaiye görevlisi olan karakterimiz işinin doğruluğu konusunda endişeye düşer. Bunu tetikleyen de şahit olduğu bir kadının kitapları için canını verdiği olaydır. Bundan dolayı kafası karışan (bunun sadece olayları tetikleyen olduğunu düşünüyorum çünkü kitapta da belirtildiği üzere karakterde yalnızca bir kitap yok. Bu olayın peşinden çatı arasından yirmiye yakın kitabı getirdiğini görüyoruz.) karakterimiz yeni bir serüvene atılır. Tek başına olmayacağını bildiğinden bir profesörden yardım alır.
En sonu en çarpıcı yerdir muhakkak. Çünkü sonunda karakter kaçmayı başarır.(yakalanacağı muhakkaktı) Devlet başarısız olabileceğine ihtimal verdirtmek istemediğinden masum birini öldürür. Adamın tek hatası yanlış zamanda yanlış yerde bulunmaktı. Beni asıl etkileyen kısım karakterin kendi gibileriyle karşılaştığında insanların birbirine isimleriyle değil kitap adlarıyla hitap etmesidir. Çünkü böylece savaş bittiğinde tekrardan kitapları basabilecekler. Ve savaş süresince basıma gerek olmadan kitapları okuyabilecekler.
Uzun sözün kısası kitaplar yakılabilir yok olabilir ancak insanların hafızaları ve hafızalarını yönetebilecekleri usları olduğu takdirde hiç bir kitap yok olmaz, olamaz. Adeta anka kuşu gibi küllerinden doğar.