Puan vermedi·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Eylül 2020 15:32 · Peyami Safa, insanı insana ustaca anlatan bir yazar. Dış dünyada var olan her nesnenin, vuku bulan her olayın insan ruhu üzerindeki akislerini bu kadar güzel anlatan yazarlar azdır. Bence Safa da, daha çok okunması,edebi gücünün farkedilmesi gereken bir değer edebiyatımızda.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu eseri kısacık ama içi dopdolu bir eser. Okurken biraz daha yazsaymış diyerek hayıflandığım ve bitmesini istemediğim bir kitaptı.Ama yazar bu kısa eserde öyle derin tasvirler ve tahliller yapmış ki...Bazı cümleleri okurken içinizde,taaa en derininizde bir yerlere dokunduğunu,bir yapbozu tamamlar gibi eksik bir parçayı yerleştirdiğini,bazen bir yaranın kabuğunu okşadığını hissediyorsunuz.Eserdeki kahramana üzülüyor, kahramanla ağlıyorsunuz.Hele eserin otobiyografik özellikler taşıdığını düşününce iyice sızlıyor içiniz.O hastalığın derin kederi daha çok sarıyor sizi.Yazarı daha çok merak ediyorsunuz.
Peyami Safa, Yalnızız eserinde olduğu gibi sizi muhteşem üslubuna da hayran bırakıyor.Aynı cümleyi defalarca okumak istiyorsunuz bazen.Bir his,bir acı,bir an hatta bir nesnenin psikolojik etkisi nasıl güzel ifade edilmiş şaşırıyorsunuz.Bu dil size edebi bir haz veriyor.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Tanpınar'ın da dediği gibi "acının ve ıstırabın yegâne kitabı" ve edebiyatımızın unutulmaz eserlerinden biri.