Gönderi

9/10
·163 syf.··
2020 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2020 07:53
Sabahattin Ali'nin kitaplarından ve hatta yazarın kendisinden bahsetmek benim için oldukça özel bir hal almaya başladı. Okuduğum her kitabında, kendimden çokça şeyler bulduğum Sabahattin Ali kişilik itibariyle de ruhuma oldukça yakın bir yazar. Bir aşk ütopyası diyebileceğimiz Kürk Mantolu Madonna... Her gün gördüğümüz, yüzlerine bakıp geçtiğimiz, bir gayesi bile olmadığını düşündüğümüz tüm o insanların aslında çarpıcı bir hikayesi ve dimağlarında saklı bir başka dünya olabileceğini hiç düşündünüz mü? Raif Efendi için de bu asla düşünülmemişti fakat o, sakin, tüm dünyadan çekilmiş halinde büyük bir aşk hikayesinin acılarını saklıyordu. Tüm hayatı boyunca insanlardan uzakça bir yaşam süren ve onlara yanaşmaktan kaçınan, hiçbir kadınla ciddi bir aşk münasebeti olmayan Raif Efendi, aslında biraz Sabahattin Ali'nin şiirlerinde yakındığı kendi aşk hayatını anımsattı bana. Lakin, Raif efendi hayatı boyunca eksikliğini hissettiği aşkı bir resim sergisinde tesadüfen buluyor. Gözlerindeki boş hissiyattan, çenesinin duruşuna kadar tahlil ettiği, hayranlıkla her gün seyrettiği bu tablo, Maria Puder'in kendini resmettiği bir portresi. Kürk Mantolu Madonna. Kitabın iki ana karakteri Maria Puder ve Raif Efendi'nin yolları bu sergide kesişiyor. Artık Raif Efendi'nin sonraki günleri bu tabloda resmedilen portreyi izlemek, ona hayran kalmak ile geçiyor. Tanışmalarının ardından olan tüm her şey ise kitabı bırakamadan okumamıza sebep oluyor. Bir sevdanın ne kadar naifçe ve bir sevgilinin bir insanın her şeyi olabileceğine tanık oluyoruz zira Maria Puder, Raif Efendinin nasıl dostu, sevdası, gizemi ve ailesi olduysa Raif Efendi de Maria için bunları ve çok daha fazlasını ifade ediyor. İşte bu ütopik aşk, yerini kocaman bir acıya bırakıyor. Kitabın hikayesine çok da girmeden gönlümde taht kuran bir kaç kısmından bahsetmek istiyorum. Bunlardan biri şüphesiz ki Raif Efendi'nin naif ruhu ve sevdasıdır. Onu yaralayan bu aşkından önce de oldukça melankolik ve hatta içine kapanık olan Raif Efendi, bu aşktan sonra tam olarak ruhunu kitlemiş ve bu aşkı anlattığı defterinin içine kaldırarak herkesten gizlemiş bu sayede yıllar boyu bedenini oradan oraya sürüklemekten ibaret bir hayat yaşamış. Beni etkileyen bir diğer konu ise 1900'lü yıllarda kaleme alınan bu romanın kadın-erkek ilişkilerine bakışı, süregelen durumdan şikayeti ve bunun karakterlerin ağzından müthiş bir şekilde dile getirilişi... Raif Efedi ve Maria Puder'in bu konu üzerinde durduğu konuşmaları en sevdiğim kısımlarından oldu. Bu belki de Maria Puder'in düşüncelerini son derece doğru bulduğum ve desteklediğim içindir... Okuduktan sonra üzerine 2-3 gün düşündürebilen bir roman. Öyle ki, kitaplığımda öylece dururken kendisini üçüncü kez okuttu. Sanırım bunun dördüncüsü ve hatta beşincisi de yaşanır...
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376bin okunma
·
11 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.