Puan vermedi·180 syf.····Okunma: 01 Ocak 2000 00:00 Murakami'nin nedense hep zor bir yazar olduğuna inanmış ve tembellik edip sürekli ertelemiştim okumayı. Fakat 2017 yılında Nobel'i, yine baya bir süredir okumayı ertelediğim bir kitap olan Avunamayanlar'ın yazarı Ishiguro kazanınca ertele ertele nereye kadar diyerek Murakami okumaya karar verdim. Şans işte, kitap üzerine yapılan bir radyo programından da bu kitabı hediye olarak gönderdiler bana. Bu sayede okudum kitabı. Nobel Edebiyat Ödülü ile ilgili enfes bir yorum okumuştum; ''Nobel'i bu zamana kadar hak edip de alamayan çok yazar vardır ancak Nobel'i hak etmeden alan tek bir yazar bile yoktur'' Bu güzel yorum bir kenarda dursun şimdilik.
Murakami son zamanlarda ülkemizde çok sevilen, benim sevdiğim bir arkadaşımın da ciddi hayranlık duyduğu bir yazar. Hem onun hatırına hem de bu kitapla ilgili okuduğum bir iki yorum sebebiyle fazla gömmeyeceğim yazara ve kitaba zira Murakami'nin bundan çok daha iyi kitapları olduğunu söylüyorlar genelde.
Karanlıktan Sonra kötü bir kitap değil, kesinlikle değil. İlk andan itibaren sizi kolayca yakalayan, son anlara kadar merakınızı belli bir seviyenin üzerinde tutmayı başaran, keyifle okunan bir kitap. Finalinde kimileri için hayal kırıklığı yaratacaktır sanıyorum ne var ki ben kitabın ortalarında, bu yazarın finalde öyle sürprizli bir son yapmayacağını, bunun bir olay değil de durum hikayesi olduğunu kavradım diyebilirim, dolayısıyla finalinde de hayal kırıklığı yaşamadım. Karanlıkla ilgili yorumlar, tasvirler çok hoşuma gitti. O gecenin karanlığını, mekanları, caddeleri rahatlıkla gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Başta da dediğim gibi kitap sizi koltuğunuzdan alıp kendi içerisinde yer alan mekanlara götürmeyi başarıyor ki bunu yapabilen pek çok kitaba iyi kitap derim ben zaten ne var ki abla karakteriyle ilgili kısımlarda bu tam tersi bir hale geliyor. Çok sevdiğiniz, bu yüzden de çıkmamak için direndiğiniz o mekanlardan adeta zorla dışarı atıyor yazar bizi. İşte kitapta en sevmediğim noktalardan biri buydu. İkinci sevmediğim nokta ise daha kişisel bir mesele; altta bir liste halinde sunduğum ‘’soundtrack’’. Yani kitap okurken bir şarkı ismine rastlamak, film izlerken bir kitaba rastlamak, kitapta kahve içilen bir pasaja ya da filmde hoş bir bara rastlamak… vs. takıntı derecesinde ilgimi çeker. Gelgelelim bu takıntım yüzünden bu bahsettiğim örneklerin sayısının fazlalığı da can sıkıcı bir hale gelir ve yine beni kitaptan ya da filmden kopartır. Murakami’nin alakalı alakasız şarkılara takılması beni gerçekten sinir etti. Tabii siz sevebilir ya da belki de hiç ilgilenmezsiniz. Benim kişiliğimle alakalı bu. Toparlayıp bitirirsek;
Karanlıktan Sonra güzel bir kitap. Ne var ki Murakami Nobel alsaydı ve ben, Murakami’ nin Nobel’i almasından sonra şu kitabı okusaydım kesinlikle burun kıvırırdım o ödülün Murakami’ye gitmesine. Çünkü bir özgünlük hissedemedim kitapta. Hoş bir tat bıraktı hepsi bu ve damakta uzun süre kalacak bir tat da değil hani. Murakami’nin en övülen kitabı bu değil elbette, dolayısıyla mutlaka bir Murakami daha okuyacağım zaten ve bundan daha iyilerini yazmış olduğundan da pek şüphem yok. Murakami gibi bitirelim, sonu biraz havada kalsın yani; ''Nobel'i bu zamana kadar hak edip de alamayan çok yazar vardır ancak Nobel'i hak etmeden alan tek bir yazar bile yoktur.''
Kitapta geçen şarkılar sayfaları ile birlikte;
Percy Faith – Go Away Little Girl 12
Curtis Fuller – Five Spot After Dark 24
Burt Bacharach – The April Fools 27
Martin Denny – More 33
Ben Webster - My Ideal 53
Duke Ellington – Sophisticated Lady 61
Pet Shop Boys – Jealousy 62
Hall and Oates – I Can’ t Go For That 63
Ivo Pogorelic – English Suites 76
Francis Lai – Aşk Hikayesi isimli filmde bir sahnede çalıyormuş 93
Brian Asawa – Scarletti kantatı 120
Southern All Stars - yeni parçası(Kitap 2004’ te basılmış. O yıl single çıkarmış bu Japon grubu. Sanırım odur bahsedilen şarkı.) 126
Sonny Rollins - Sonnymoon For Two 155
Şikao Suga - Bomb Juice 160
Japon hip hoop çalıyormuş markette 177