9/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
~Ufacık bir isteğim var, her şey benim istediğim gibi olsun... Geç de olsa bitirdim. Teoman' ı hiç böyle hayal etmemiştim. Daha doğrusu benim için Teoman nasıl biri hiç sorgulamamıştım. Şarkılarını seviyorum, beni ona çeken şeyde buydu. Onun şarkıları. Kitabını okuduğumda gördüm nasıl birine hayran olduğumu. İstanbul Üniversitesinde İşletme okurken -sırf güzel kızlar için- okulu bırakıp sınavlara hazırlanan ve Boğaziçi' ni kazanan birinden bahsediyorum size. Babasını çok küçük yaşta kaybetmiş. Cennette çalıştığını düşünüyormuş. Hatta diyor ki: "Eniştemin İsviçre' de çalışması gibi babam da cennette çalışıyor. Bir gün sokakta arkadaşlarım yine soruyorlar bildikleri halde, söylüyorum: Cennette! Birbirlerine bakıp gülüşüyorlar. Anlayamıyorum." Çok masumsun be Teo. Aynı zamanda çok çabuk sıkılan, çok çabuk sinirlenen... Saman alevi gibi dediğimiz cinslerden yani. Ya da yapıp yapıp özür dileyenlerden.. Bu hali beni hayal kırıklığına uğratmadı değil. Yine de seni dinlerim. "Müzik beni seçmedi. Hatta zorlaya zorlaya ben seçtim müziği." Müziğe başlıyor, yetmiyor. Oyunculuğa girişiyor. Bir ara yönetmenlik bile yapıyor. Felsefeye yöneliyor falan.. Çok çalışıyor, çok uğraşıyor ve de başarıyor. Hikâyesi fakir biri olarak başlarken zengin ve de ünlü bir insan olarak devam ediyor. Ama ünlü olmak ona iyi gelmemiş. Bir ara müziği bırakmayı düşünmüş. Bir şekilde geri dönmüş. Kitabın sonlarına doğru hep "İyi değilim." demesi önemsediği her şeyin artık anlamsız gelmesi, sevdiği insanları kaybetmesi yormuş Teoman' ı. Tekrar yorumladığı şarkılarında bile yorgunluğu anlaşılıyor aslında. "Geçen yıllar bana hüzünlü geliyor. Geçmişi düşündüğümde -nostalji alışkanlığım devam ediyor yani- birçok şeyin anlamı olmadığını görmek beni duygusal açıdan rahatsız ediyor." Her şeye rağmen kitabını reverans yaptığı bir fotoğrafla bitiriyor. İnceliğe bakar mısınız ya?❤
Fasa FisoTeoman · Hep Kitap · 20182,065 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.