Puan vermedi·262 syf.··
2019 1. kitabı
Wells'in Efendi Uyanıyor'una ir ilham kaynağı olmuştur. Ütopyalara alaycı yaklaşan Marx'a bir tokat etkisi yaratacak nitelikte sosyalist düzen tasviridir. Gel gör ki Marx, bu kitaptan birkaç sene önce ölmüştür. Yazarın kafasındaki ideal sosyalist ütopyayı, genel hatlarıyla ayrıntılı anlatması iflah olmaz bir liberal olarak beni tatmin etmiştir. Krishan Kumar'ın şu minvalde bir sözü vardı: "Devletlerin korkacağı kitaplar, sistemler, felsefi düşünceler ya da teoriler değil; hayali ideal düzeni kurgusuyla ve sistemiyle yazan ütopyalardır." Marx'ın ciltlerle, karmaşık kavramlarla neredeyse bir zümreye hitap ederek yazdığı kitaplar yerine bu tür ütopyalar insanlarda gerçek bir umut uyandırır. Yazar her ne kadar sonda bir ters köşe yapsa da bu kitapta da bu romantik umuda kapılmak gayet kolay. Devamı azıcık spoiler, ancak spoiler uyarısı gerektirmeyecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Başka birçok ütopyadan daha ayrıntılıdır, kahramanların başından geçen olaylara çok az yer verilmiştir ve halihazırda az kahraman vardır. Diğer ütopyalarda altın, genellikle aşağı işlerde kullanılırken burada yalnızca rütbe belirtmede demir ve gümüşle beraber kullanılıyor, rütbeleri tam hatırlayamadım şimdi. Bu yönüyle, altının herhangi bir yerde en üst rütbeyi temsil etmesi böyle bir ulus'ta eğreti duruyor. Kitapta eksik bulduğum bir yan da cinsellik mevzusu idi. Hem ütopya hem distopyalarda tu kaka olarak lanse edilen evlilik dışı ilişkiye, bu toplumda nasıl yer veriliyor göremedik. Kadınlara bir nebze pozitif ayrımcılık yapılıyor, çalışma saatleri ve izin durumlarında. Ancak her şeyden önce kitabı okurken en çok beklediğim şey 20. yüzyıldaki bu dünya durumunun - ulus'un - nasıl oluştuğuydu. Bu düzenin hangi aşamalardan geçerek kurulduğunu görmek istedim. yine de yazar, bahsettiği eğitim, ekonomi, üretim-tüketim, hukuk gibi konuları uzun uzadıya açıklamıştır. Edith konusunda ise beklenen bir Hollywood klişesi verilir. Son olarak da Leete'nin kibirli, West'i aşağılar tavırları rahatsız edici geliyor. Sanki kendi kurdu düzeni. Gerçi düzenin nasıl kurulduğunu bilmiyoruz maalesef.
Edebiyat
Geçmişe BakışEdward Bellamy · Say Yayınları · 2011597 okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.