Bir kitabın ruhumu sarsmayalı uzun zaman olmuştu. An geldi heyecanlandım, an geldi gözlerim dolu dolu oldu ama üzüntüden değil okuduğum, hissettiğim Tutkudan dolayı. İdeolojiden bahsetmiyorum toplumdan, işçiden bahsetiyorum, gençlerden, gerçeklerden...
Bu okuduklarımı, yaşananları anlatan bu kitabı neyle, nasıl sıfatlandırdıkları umurumda değil! Düşündüğüm tek şey şu: tek güç vardır o da TOPLUM.
Eziyet edene karşı çıkacak her zaman birileri olacak ve eziyet edeni cezalandıracaklardır. Tarih bu gerçeğin en büyük kanıtıdır...
Bu kitabı yöneticiler, kendini üstün görenler; okumalı, hissetmeli yazanları. Aslında sadece onlar da değil, okuma yazma bilen herkes okumalı!..
Devrimciler yürekleri kor gibi yanan bu insanlar kötü bir şey istemiyorlardır. Eşitlik özgürlük adelet istiyorlardı. Kitapta bir karekter mahkemede şu sözleri söylemişti:
“Ben... ben yemin ederim ki. Biliyorum, dinlemeden, benim suçlu olduğuma karar vermiş durumdasınız.
...
“Kaçmazsam şerefsizim! Beni nereye sürerseniz sürün, kaçmazsam şerefsizim! Kaçacağım, geri geleceğim, nerede olursa olsun, ölünceye kadar bu dava için çalışacağım!”
Bu cümleler karekterin içinde bulunduğu yaşamın çaresizliğini, adeletin bir düzmece olduğunu ve tüm yaşadıklarının getirisi olan isyanının çığlığı değil mi?
Bu kitap içinde çinler, periler, kurt adamlar olan fantastik bir kitap değil ki. Bu kitabı nasıl hayattan bağımsız umarsızca değerlendire bilirdim bilmiyorum. Kitaptaki cümleler gözümün önünde film şeridi gibi geçerken, tarih apaçık ortayken bunu yapamadım. Yapamam!..
Toplum özellikle emekçi işçiler asla göz ardı edilmemeli, değersiz bir çöp olarak görülmemeli. Onlar bir insan! İnsan gibi de yaşama hakkı var!
Bu kitabın kapağını aldığım derslerle Ahmet Kaya’nın Şafak Türküsüyle ve aklımdan geçen Nazım Hikmet’in şu dizeleriyle kapatıyorum.
Dünyadan, memleketinden, insandan
umudum kesik değil diye
İpe çekilmeyip de
Atılırsan içeriye,
Yatarsan on yıl, on beş yıl
Daha da yatacağından başka,
'Sallansaydım ipin ucunda
Bir bayrak gibi keşke''
Demiyeceksin,
Yaşamakta ayak direyeceksin.
Belki bahtiyarlık değildir artık,
Boynunun borcudur fakat,
Düşmana inat
Bir gün fazla yaşamak. Nazım Hikmet RanMaksim Gorki