Gönderi

9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2020 01:30
Çok acıklı ve gerçek bir hikayeyi bitirdim az evvel. Uzun zamandır ilk kez bir kitap beni ağlattı. Çok etkilendim ve tarihi, savaşları, insanlığı bir kere daha sorguladım, sorguluyorum ve sorgulayacağım. "İncir Kuşları" insanı gerçekten derinden sarsıyor. Hikayenin işlenişiyle ilgili beni rahatsız eden bir nokta oldu. •Felaket tellalı olan teyze. Romanda tarihi gerçeklerin anlatıcısı olarak bu teyze seçilmiş ve ciddi ciddi copy paste gibi duran bilgiler o anla harmanlanmadan okuyucuya iletilmiş hissi verdi bana. Bir telefon çalar, arayan teyzedir ve Boşnak tarihini anlatmaya başlar. doğruları söylemek gerekirse bir an önce bitsin diye okudum o kısımları. Savaşın başladığı bölümler ise bambaşka bir elden çıkmış gibi duruyor. Oraya geldiğinizde zaten romanı elinizden bırakamıyor ve ağlamaya başlıyorsunuz. Kısacası kopukluklar hissettim ben, bu beni romana başladığım zamanlarda biraz rahatsız etti ama aşk, savaş bölümleri onun üstünü kapattı yani o kopukluğu giderdi. Anlatılanlar kurgu değil. Kitapta bir kişinin yaşadıkları gibi gözüken olaylar, savaşta binlerce kişinin başına gelenler anlatılıyor. Bu yüzden kitap için ‘beğendim’ sıfatını kullanamayacağım. Bana göre en doğru tanım "Etkilendim." Çok fazla etkilendim olabilir. Gerçek olayları anlatan kitaplara karşı ayrı bir ilgim vardır her zaman. İncir Kuşları da yakın dönemde yaşanmış gerçek olaylara dayanıyor. Suada'nın hayatını pencere olarak alıp diğer kurbanların yaşadığı mezalimi , yüz karası savaşı anlatan bu kitap ilk kısımlarında alelade bir anlatımı olsa da savaşın başladığı kısımda aklınız sadece tek suçu başka bir kitaba inanmak olan insanların "tüm dünyanın şahitliği eşliğinde" kıyımına kilitleniyor. Gerçek dünyada insanların birbirine yaşattıklarına hiçbir kurguda rastlanamıyor ve o zaman anlıyorsunuz ki gerçek öykülerin iyi bir yazardan çok cesur bir yazara ihtiyacı var. Spoiler Kitapta 1992-1995 yılları arasında Sırp ve Çetnikler tarafından katledilen Müslüman Boşnak’ların soykırım gerçeklerini okuyoruz. Her şey apaçık ortada. Gerçekler çok can yakıcı. İnançları yüzünden katledilen bir millet. İnançları yüzünden tecavüze uğrayan bir millet. Sistematik olarak Sırp doğurmaları amaçlanan Boşnak’lar... "Bir savaşta kadınları kullanmak alçakça bir yöntemdir." "İncir Kuşları"bir aşk kitabıymış gibi başlıyor gibi gözüksede asla bir aşk romanı değil. 1992'de yaşanan Hristiyan Sırpların, Müslüman Boşnaklara yaptıkları "Boşnak Katliamını" anlatıyor. Bende katliamı bu kitapla birlikte öğrendim açıkçası. Hani bazen soruyorlarya kitap okuyorsun tamam da sana ne fayda sağlıyor? Diye bunun gibi birçok fayda sağlıyor emin olun. Aynı ırktan geliyorlardı, aynı dili konuşuyorlardı, bir tek dinleri farklıydı. Biri müslüman boşnak genci, diğeri ise hıristiyan sırp'tı. ikisi de konservatuardaki aynı boşnak kızına âşık olmuşlardı. ve bir gün bu iki genç, suada'ya aşklarını ilan ettiler. ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise "kalbimde iki kişiye yer yok" cevabını almıştı. takvim 6 nisan 1992'yi gösterirken bir bomba düştü Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. savruldu, savruldu, savruldu Sonra da kader onu bir zamanlar "kalbimde iki kişiye yer yok" dediği genç adamın eline esir düşürdü. genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış "kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?" demişti. modern zamanlarda avrupa'da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır incir kuşları "Sırplar yüreğimi ateşe tuttular ben hiç yanmadım geceleri soyunup koynuma girdiler ben hiç sevişmedim atalarıma küfürler savurdular ben hiç duymadım en sonunda beni hamile bıraktılar ben hiç doğurmadım..." Savaşlarda onca yaşananlar insanoğlunun en karanlık ve en vahşi taraflarına ait öykülerse, makineli tüfekler ve top mermileri art arda patlayıp etrafa ölüm saçıyorsa, tecavüz mağduru zavallı kadınlar 'nefret çocukları'nı dünyaya getiriyorsa... ne yazık ki savaştan geriye kalan bu pislikleri temizlemeye göğü yararak bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun dahi gücü yetmez..." Masal gibi başlayıp belgesel gibi devam eden kitabın sonlarına doğru boğazım düğüm düğüm okuduğum bu kitabı yazmaya ben cesaret edemezdim ve İncir Kuşları şöyle son buluyor; Boşnakların deyimiyle herkes ‘Allah’a emanet...’ Not: Her türlü aşağılamaya maruz kalan, acımasızca katledilen, babalarının gözleri önünde tecavüze uğrayan, s... kölesine dönüştürülen kadınlar, sevdiklerini birer birer kaybeden insanlar. bugün hâlâ Sırbistan'da duvarlarda, boşnak ve türkler hakkında iğrenç yazılar bulunuyormuş İncir Kuşlarını tavsiye eden ve Boşnak Katliamını öğrenmeme yardımcı olan Tansu Hanıma Teşekkür ederim :)
1000Kitap
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
··1 alıntı·
1.732 Gösterim
13 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kaleminize sağlık. 🙃 Sinan Akyüz'ün Solgun Karanfil kitabını da okumanızı öneririm. İncir Kuşları kadar güzel bir kitaptır.
Kitabı iki kere okudum. İlk okuduğumda tek bir günde, gözümü kırpmadan okumuştum. Kapağı kapatınca biriken tüm yaşlar birden boşandı gözlerimden. Nasıl olur nasıl? İnsanlar nasıl bu kadar zalim olur diye düşünmekten kafayı yiyecek gibi oldum. O kitap benim için bir dönüm noktası oldu. Artık insanlıktan korkmaya başlamıştım. Korkunçtu. Tekrar hatırlattınız. Ama olsun, ağlasak da, bir şeyler canımızı acıtsa da okumalıyız! Ancak okuyarak yanlışın karşısında durmamızın önemini kavrarız.
İkinci okuma dil olarak basitti, çünkü 6-7 yıl sonra okudum ve dolayısıyla artık sözcükler bana sıradan gelmişti. Ama hissettirdiği duygu aynıydı. Özellikle acı, bire-bir aynısıydı.
Kitabı hiç okumamıştım. Ama çok güzel bir kitap gibi duruyor. Çok güzel bir inceleme yapmışsınız. 😊
Rica ederim.. 🤗 Ayrıca böyle bir kitap için ancak böyle güzel inceleme yapılabilirdi. Kalemine sağlık.. 👏😇
Kalemine sağlık kardeşim, kitabı tekrar okumuş gibi oldum 😔 ne acı ki bu vahşeti bu kitapla öğrenip o zamanın utançlığını onların yerine biz yaşıyoruz. Sağır olan onlar..