9/10
·648 syf.··
2020 16. kitabı
Bir süre önce ilk kitabını okuma fırsatı bulduğum Brandon Sanderson’un Sissoylu serisine hayran kalmıştım. Sonunda ikinci kitabı Kuşatma’yı da tamamlama fırsatım oldu ve rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki, Kuşatma, kesinlikle Son İmparatorluk’un altında kalmıyor. Bana hangisini daha çok sevdin diye soracak olursanız sadece Kelsier etkisinden dolayı olsa bile rahatlıkla Son İmparatorluk derdim. Gerçi bunda benim yeni bir şeyler keşfetme ve bir şeylere giriş yapma durumuna olan tutkum da etkili olabilir. Çetenin diğer üyeleri ve hayatımıza kendi gerçekleriyle giren yeni karakterler göz önüne alındığında Kuşatma’nın da enfes olduğunu tekrar belirtmeden geçemeyeceğim. Brandon Sanderson ne yaptığını çok çok iyi biliyor. Tek bir cümlesi dahi boş yere kurulmamış olan, okurun ilgisini sürekli canlı tutarak akıp giden mükemmel bir roman. Mekanizmanın içine yerleştirdiği ufak ipuçları ile çarkların kendi kendine dönmesini sağlıyor. Hız bir artıp bir azalıyor ve böylece ne okur yoruluyor ne de sıkılıp bırakıyor. Sonuç: Yüzlerce sayfa bir çırpıda bittiğinde elinizde bir başyapıt tutmakta olduğunuzdan emin oluyorsunuz. Son söz: Mükemmel bir incelikle hayata geçirilmiş, kesinlikle kusursuz denilebilecek bir başyapıt. Bir fantastik romanın nasıl olması gerektiğini çok net bir şekilde gösteriyor.
Sissoylu - KuşatmaBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20151,160 okunma
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.