·172 syf.····Okunma: 24 Eylül 2020 03:08 Dikkatimi çeken bazı hikayeler hakkında birkaç şey karalamak istiyorum.
Beyaz Gemi;
Bir ressam manzara resmi çizerken birden manzara resmine dahil olan lüks bir yatı eserine dahil eder ve yatın içindekilerin dikkatini çekerek, yata biner.
Tabloyu size hediye ediyorum ayağına iyi bir para alır. Sonra bu olayı arkadaşlarına anlatma talihsizliğine düşer ve hiç yoktan bir akım yaratır ve bütün ressamlar yat resmi çizmeye başlar.
İnsanları bir akıma kaptırmak ne kadar kolay aslında.
Böbrek;
Böbrek taşı tedavisi için Kayseri'den İstanbul'a gelen emekli bir memurun hikayesi.
Hastalığından çok basit bir şekilde kurtulabilecekken yanlış insanlara rast gelmesi kendisini saçma sapan bir noktada buluyor.
Bu hikayede kahramanın yerinde olmamanız için hiçbir neden yok. İşin korkutuculuğu da burada zaten.
Dikkatimi çeken o zamanki devlet hastanelerin doktorlarının, günümüz doktorlarıyla aynı ilgisizlikte olması.
Doktorların günde 100 kişiye baktığı yerde siz ne kadar ilgi bekleyebilirsiniz, orası da muamma. Bu sarmal kırılmalı.
Çirkince;
Zorunlu mübadeleye tutulan azınlıkların ardından geride bıraktıkları büyük boşlukları , yitip giden kültürleri anlatan etkili bir hikaye olmuş. Hikayenin sonunda bir aaa diyeceksiniz.
Sırça Köşk;
Bu hikayeyi okurken aklıma nedense günümüz hükümeti geldi. Sanki yer değiştirmişler gibi. Kısa ama vurucu bir hikaye.