Küçük yaşta anne ve babasının ölümüyle yalnız kalan Jane’e dayısı sahip çıkar. Ancak bir süre sonra dayısının da ölümüyle kötü kalpli yengesinin ve kibirli kuzenlerinin acımasızlıklarıyla boğuşur.
Yengesi bir süre sonra Jane’i uzaktaki bir yatılı okula gönderir. Ancak Jane bu okulda da zorluklarla karşılaşır. Nihayet on yıl geçer ve Jane okuldan bir öğretmen olarak ayrılır. Oldukça zengin ve soylu olan Bay Rochester’ın malikanesinde mürebbiye olarak işe başlar.
Jane burada hiç beklemediği bir şeyle karşılaşır. Kalbi daha önce hiç bilmediği şekilde çarpmaya başlar. Üstelik hissettiği aşk karşılıksız değildir ama önlerinde büyük bir engel vardır.
Bu engel, Jane Eyre’in hayatında nelere sebep olacak, onu hangi maceralara sürükleyecek merak ediyorsanız kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Oldukça romantik bir kitaptı, özellikle kitabın sonundan çok etkilendim. Jane Eyre’in her zaman ayakları üzerinde, aklı ve kalbi doğrultusunda inandıklarını korkmadan yapması ve hayata karşı verdiği mücadele beni fazlasıyla etkiledi.
Yazıldığı döneme göre de çok güçlü bir kadın karakter. Ayrıca kitap Charlotte Bronte’nin hayatından izler taşıyor.