·1808 syf.····Okunma: 26 Eylül 2020 15:00 Lise yıllarında sadeleştirilmiş halini okuduğum eserin tam metin haliyle karşınızdayım,1800 sayfalık Tolstoyun kült eseri Savaş Ve Barış.
Öncelikle kitap hakkındaki duyduğum olumsuz yorumlara gelecek olursam kitapta fransızca konuşmaların tercümelerinin sayfa altlarinda numaralı şekilleriyle belirtilmiş olmasının okumayı zorlaştırdıgından,bir savaş okumayı beklerken aşk hikayesi okuduğundan yakınanlar olmus. Tolstoy 1.cildin önsözünde yer alan açıklamalarında bu konuya değinmiş;dönemin gerçeklerini göz ardı edemeyeceği için eserde fransızcaya yer vermiş ve Savaşı bir tarihçi olarak değil sanatçı kimliğiyle kaleme aldığı için olayın özüyle ilgilendiğini söyler,çünkü tarihçi sadece olayların sonuçlarıyla ilgilenir ona göre.
1800 lü yıllarda Napolyonun Rusyayı işgalini anlatan dev eserde aynı zamanda dönemin sosyal ve ekonomik koşulları,büyük çiftliklerde sürülen hayat,özellikle üst sınıf hayatı titizlikle anlatılıyor.
Savaş sahnelerini okurken barutun kokusunu burnumda hissettiğim,mermilerin vızır vızır kulaklarımın dibinden geçtiği,yaralanan askerin acısını uzuvlarımda hissettiğim bir okuma oldu.
Kitap bir davetle başlıyor ve çoğu ana karakter bu davette sahneye giriyor,sonraki sayfalar hikayenin içine alırken sizi,son sözde anlatılan özgürlük,irade,savaş ve eylemlerin uzamdaki yerleri hakkındaki her cümle kürsülerde okutulması gereken bir ders niteliğindeydi.
2. Cildini daha akıcı bulduğum, klasik denince akla gelen ilk eserlerden olan Savaş ve Barış, kanaatimce ;tarihi seven ,ciddi okumalar peşinde olan,her okur için muteberdir.
Sevgi ve Muhabbetle..