*"Karşı cins dehanın dikkatini dağıtır."
"Kadınlar dikkat dağıtmaz, Richard. Onlar ilham verir."*
Aslında her iki yargı da doğru.
İlk yargı Ebeveyn'in temel düşüncesiydi: "Karşı cins dehanın dikkatini dağıtır. O hâlde ne yapardınız? Karşı cinsi başınızdan savardınız. Ve dehanın filizlenişini izlerdiniz."
Ebeveyn bunun için kurulmuştu. Ormanın derinliklerinde, dış dünyadan ve karşı cinsten bihaber, yalanlarla büyütülmüş, birbirlerinden yaklaşık beş kilometre uzaklıktaki iki ayrı yurtta yaşayan 26 kız ve 26 oğlan. Alfabe Oğlanları ve Harf Kızları. Bu çocuklar yalnızca sanat, bilim ve sporla ilgileniyorlar ve amacı dünyanın en parlak bilim insanlarıyla sanatçılarını yetiştirmek olan bir deneyin parçasılar.
Teftiş, oldukça durgun ilerleyen bir kitap. Hatta sıkıcı bile diyebiliriz fakat buna rağmen güzeldi ve yazım stili, felsefî yanı, imgeleri kitabı iyi bir kitap yapıyor. Yazar, kitabı akıcı bie şekilde yazmak yerine karakterlerin psikolojilerine ve ruh hâllerine yoğunlaşmış.
Çocuklar hassas yıllara (ergenliğe) girdiği bu dönemde yaşamlarını, dünyayı ve hatta çok güvendikleri B.A.B.A.'larını (Kızların yurdunda A.N.N.E.) sorgulamaya başlıyorlar. Günler böylesine durgun, sıradan geçerken aslında o kadar da sıradan değil ve alttan alttan fokurdayan bastırılmış cinsellik ve isyanın ateşi için tek gereken bir kıvılcım: Bir kız ve bir erkeğin karşı cinsin varlığını öğrenmesi.
Josh Malerman dinî öğeleri, temsilleri ve eleştirileri kitaplarının içinde kullanmayı seviyor. Teftiş'te de böyle temsillerden bolca vardı: Erkeklerin yurdunda B.A.B.A ve kızların yurdunda A.N.N.E ise Tanrı'yı simgeliyordu. Yapmaması gereken şeyleri yapıp kokuşmuş çocukları kim Köşe'ye gönderiyordu? A.N.N.E. ve B.A.B.A. Peki günah işleyip ruhu kokuşan insanları kim cehenneme gönderiyor? Tanrı.
Çocukları Kirazlık'tan topladığı iddia edilen A.N.N.E ve B.A.B.A... İnsanları yaratan Tanrı...
Çocukları sevip koruyup kollamış, onlara kurallar koymuş A.N.N.E ve B.A.B.A... Tanrı...
Ve dinin cinsellikle olan ilişkisi de vardı. Mesela Ebeveyn'in yasalarını çiğnemek (Din'in yasaları)
çürüyüp konuşmanıza sebep oluyordu ve en kesin bir yolla çürümeniz için karşı cinsten birini görmek veya etkileşime girmek gerekiyordu. Bu da Köşe'ye gönderilmenize sebep oluyordu. (Ben dinin cinselliği pis ve kötü bir şey olarak görüp yasakladığını düşünmüyorum sadece kitapta böyle işlenmiş.)
Aslında bir kitapta böyle dinî öğelerin yer edinip sorgulanması bir dine sahip çoğu insanı rahatsız eder ama beni etmedi çünkü ben bir insanın dini hiç düşünmeden, araştırmadan ve sorgulamadan, bağnazca yaşamasına karşıyımdır. Bu kitabın bir felsefî içeriği ve sorgulayıcı havası olduğundan bu çok hoşuma gitti.
Benim yorumum bu kadardı umarım kitabı siz de seversiniz.