·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Eylül 2020 18:05 · Her duygu ziyan edildi. İçi boş insanları kucakladık o kadar boştu ki içleri üç boyutlu hallerinden düzlem oluverdiler. Sonra onları çiviyle duvara astık. Hep yanlış resimleri asmaktan, yanlış yaşamaktan korktuk ve duvar boş kaldı.
Arkadaşını kaybeden Turgut, ölümünden sonra onu tanımaya çalışır. Yaşarken aynı pencereden farklı yerlere bakan iki arkadaş ayrı pencerelerden aynı yere bakmaya başlarlar. Turgut, Selim’i daha iyi tanımaya başladıkça bir kimlik bulma sürecine girer. Hep yanında taşıdığı hep görmezden gelmek istediği benliğini.
Selim Işık yalnız kalabalıklar içinde yalnız bırakılmaya layık bulunan. Yolda yüzleri olmayan pek çok adam kadına çarparak geçti. Kimse ona afedersiniz demedi. Onu hep beklentilerin kapısında bırakıp iki adım kala kapıyı yüzüne kapattılar.
Önce onu kendi gibi yapmaya çalışıp sonra beğenmediler, umursamadılar, aramadılar . Hesap soramadan oyunun kaybedeni olarak gitti.
Bu kitapta kendi mahkemenizi kuruyorsunuz. Sizi hor gören, aşağılayan, olduğunuz gibi kabul etmeyen, kendi içinizde yalnızlıklara mahkum eden insanları tutuksuz yargılıyorsunuz. Ben yargıladım, Selimin yargılamasını Turgut yapıyor.
Bitirdikten sonra bir yerde boşluğun dolduğunu hissedip geriye bakınca daha büyük bir boşluk oluştuğunu gördüğüm bir kitaptı. Donanımlı bir okur talep ediyor çünkü modernist roman kurgusu ile çok katlı zamanı ve olayı belirsizleştiren kurgusu dikkat edilmezse tuzaklarla dolu.