Gönderi

Puan vermedi·443 syf.··
2020 87. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2020 19:25
Selam️ Yazan:Thomas Wheeler / İllüstrasyon: Frank Miller “Lanetli / Cursed”.. Alıntı: “Bazen gerçek cesaret birinin canını alacak darbeyi indirmekten kaçınmaktır.” Sayfa 123 Kral Arthur efsanesi içinde yer alan “Gölün Hanımı” mitinin, güncel uyarlaması, hem roman hem dizi film olarak “Lanetli” ile raflarda ve ekranlarda yerini aldı. Kitabı bitirdikten sonra diziyi de izlediğimden, her ikisine de değindiğim postlarla (çoğul eki iç yakıcı değil mi) geleceğim. Anlayacağınız yine epey kalem oynatıp, sizleri azıcık bunaltacak bu kadın(hep sevgimden, hep sevgimden) İlk olarak anlamlandıramadığım durum, neden dizisi ya da filmi çıktıktan sonra, kitabın çevrilip basıldığı. Şayet kitap, filmden önde gidiyor olsa, gelecek bölümleri bekleme sabırsızlığıyla okunur bunu anlar ve hak da veririm. Klasik veya kült bir eserden bahsetsek, zaten şu an soru işareti dahi olmazdı. Ama dizi ile bu denli paralel bir uyarlama eserin basılmasındaki ticari taktiği gerçekten anlamak için yetersizim. Yanlış hatırlamıyorsam İthaki aynı uygulamayı “Değiştirilmiş Karbon” için de yapmıştı. Önce dizisi gelen kitap, diziden sonra çıktı vs vs. Satışlarını merak ettiğimi saklamayacağım İkinci anlamadığım ise, İngilizlerin olmayan mitolojilerini cilalama çabası. Ellerinde çok versiyonlu bir “Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri” ile epik şiir “Beowulf” var. (Beowulf’u Angelina Jolie’nin de rol aldığı film olarak izlemiş olabilirsiniz, gerçi onun haricinde de filmler olduğundan, izlemeyi seviyorsanız ille birine denk gelmişsinizdir) İngiliz edebiyat tarihi profesörü Tolkien bu destan üzerine çalışmalar yapmış, hatta Beowulf’tan esinlenerek “Hobbit”i yazmış.Olmayan mitolojileri demiştim ya sözün başında, heh işte Tolkien bu açığı “Yüzüklerin Efendisi Serisi”yle, gayretle kapamıştır. Elbette Arthur efsanesinin bilinirliği ve popülaritesi üzerine yazılan edebi eserler ve çağdaş dünyada birçok filme konu olmasından kaynaklanıyor. Bizim kitabımızın dayanağı olan Arthur ve hikâyesinde geçen kahramanlar. Dante ve Milton dahil pek çok edebiyatçının dikkatini çekmiş. Konu bilinmezler ve sihirle dolu, içinde kahramanlık, romantizm, büyüler, gizemli karakterler, yani bir edebiyatçı için oldukça cazip. İnanılan; Arthur’un beşinci yüzyıl sonlarında istilacılara karşı savaş vermiş başaralı bir kumandan olduğu. Hükümdarlığı vs sonradan hikâyeyi zenginleştirmek için eklenen ayrıntılar. Daha anlatırsam çok fazla post olacak, bu kadarı kitabımıza zemin için bence yeterli Epik fantastik uyarlama kitabımızın konusuna değinirken, müsterih olun arka kapaktan taşmayacağım. Yayınevi ne kadarını uygun gördüyse, o kadarı pekişecek elimde. Nimue (baş karakterimiz) çocukluğunda yaşadığı elim bir olay sonucu, karanlık büyüyle bağlantısından, kendi halkı tarafından dışlanan, korkulan biri olarak büyür. Gök Ahalisi’nin (klanın adı) Baş Druidi, annesidir. Minik bilgi: Druid; Kelt Paganizminde (paganizm; çoktanrılı doğa dinlerinin genel adı, mensuplarına verilen isim de pagan) rahip sınıfına verilen isim. Ayinleri yönlendirmek, şifacılık, büyücülük, kehanetler vs onların mesuliyetinde. Nimue, kaçıp uzaklaşmak istediği sırada Kızıl Paladinler (Katolik kilisesine bağlı kıyım keşişleri) köyüne saldırır ve annesi ölmek üzereyken, büyücü Merlin’e götürmesi için “Güç Kılıcı”nı kızına emanet eder. Kılıcın ve Nimue’nin sihirli güçleri, onu başka başka yollara sevk ederken, paralı asker Arthur ve kardeşi Morgan da yanındadır. Kızıl Paladinlerin bölgedeki köylere saldırıları sürerken, bölge insanından “Fey-Feyler-Feyoğulları” olarak bahsedilir. Ama Arthur miti ya da fantastik bir eser okumamış biri için, druidler gibi feyler de muamma olarak bırakılır, yazar gerekli bilgilendirmeleri araya dokumaz. Bir minik bilgi daha: Fey Irkı; şeytanların insanlardan doğan çocukları olarak geçer. Ki bu da yine Hristiyan klisesinin kayıp ırklar, periler vs için tanımıdır. Fey kelime olarak da, orijinalinden öyle mi çevrildi bilmiyorum, İngilizce “Fairy”nin karşılığı olarak kitaba geçmiş olabilir. Şayet öyleyse keşke direkt Türkçe karşılığı kullanılsaymış. Fairy/Peri Nimue (düşmanlarınca verilen ismiyle artık “Kurt Kanı Cadısı) bir anda kılıçtan da aldığı güçle, kendini katliamdan kaçan Fey halkının savunucu ve lideri olarak bulur. Bir tarafta soyu şüpheli Pendragon hanedanı “Kral Uther”, öte yanda “Kızıl Paladinler”, dış kulvarda tahtın asıl sahibi olduğunu iddia eden “Buz Kralı Cumber” arasında sıkışır kalır. Hangi sanat ya da hangi türde olursa olsun, görsel ya da yazınsal aslına hakim olduğum bir eserin; uyarlamasını okumaktan da, izlemekten de pek keyif almıyorum. Konunun orijinalliğinden bahsetmiyorum, o başlı başına başka bir mevzu. Orjinallik, benim arayıştan vazgeçip, rıza gösterdiğim bir alan. Fantastik edebiyat, geleceğin ayak sesleriyle gümbür gümbür günümüze akarken, baş karakterler olarak yine geleceğin yetişkinlerini tercih ediyor. 15-17 yaş aralığındaki bu cevval çocuklar, elinde kılıç olmuş, ışın tabancası olmuş farketmeksizin, kitleleri peşlerine takıp, liderlik ve kahramanlık sıfatıyla, kitabın ana hattında vücut buluyorlar. Eser okura, istediği iklimi sağlıyorsa, bu öyle aman aman göze batıp rahatsızlık verici bir hale bürünmüyor. Nitekim gelecek gençlerin fakat bu her kitapta tekrarlanınca, tüm tekrarlar gibi özgünlükten bir adım da bu vesileyle uzaklaşıyorlar. İllüstrasyonlara sözüm yok, çöp adam bile çizemeyen biri olarak, çizim yapabilenleri seviyorum. Tutup resim sanatı üzerine ahkam kesecek donanıma sahip değilim. Metin kısmına gelince, sevemedim, ne karakterleri, ne olayların akışını, ne de mesnetsiz yapay coşkuyu. Hiçbir duygu akışı hissetmedim. Dolayısıyla tavsiye listeme de almadım. Yayınevi yazım yanlışlarıyla da bir kez daha şaşırttı beni, baskı tekrarı olacaksa elden gözden geçirilmeli. Saygılarımla. Sevgim üzerinize olsun.
LanetliThomas Wheeler · İthaki Yayınevi · 2020158 okunma
·
507 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.