·266 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Eylül 2020 16:40 Cesur Yeni Dünya'nın yazılmasına neden olan şeyi en baştan söylemek, giriş için anlamlı olacaktır. Cesur Yeni Dünya, 1929 ağır dünya ekonomik buhranı nedeniyle duygulan kaygının ve geleceğin belirsizliğinin neden olduğu arayışın distopik bir toplum tahayyülüyle dönüşmesinin romanıdır. İstikrar ve düzen arayışı, insanî olan her şeyin sorgulanmasına ve neticede insanî olan her şeyin dıştalanmasına sebep olmuştur.
Distopya'nın "Kara Dörtlüsü"nden biri olan Cesur Yeni Dünya'yı salt bir edebî eser olarak nitelendirmek ve eleştirel çerçeveyi bu minval üzere oluşturmak eksik hatta yanıltıcı olur. Cesur Yeni Dünya, kuşkusuz, edebî niteliği oldukça yüksek bir edebî eser olduğu kadar, 1932 yılında yazılmış ve geleceği tahayyül eden bir kitap olması hasebiyle de önemlidir ve tartışılması gereken birçok öngörüye sahiptir. Üstelik salt bununla da kalmaz, karakterleri aracılığıyla felsefî - düşünsel diyaloglar okuyucuyu düşünmeye sevk ettiği gibi eleştirel boyutuyla da yaşadığımız dünyanın sorunlarına dair derinlemesine eleştirilerde bulunur.
Edebî niteliği açısından Cesur Yeni Dünya, kurgusu, dili ve yalın anlatımıyla edebiyat tarihinde yerini almış bir eserdir. Tabiidir ki birçok yönü itibariyle tartışma konusu edilebilir. Fakat meselemiz bu değildir. Kitabın asıl ele alınması gereken yönü, yeni milenyumun 20. yılını yaşadığımız şu günlerden geriye, kitabın yazıldığı 1932 yılına ve o günlerdeki gelişmelere baktığımızda gelecek tahayyülünün ne ölçüde isabetli olup olmadığı, başka bir deyişle yazarın öngörülerinin gerçekleşip gerçekleşmediğidir.
Aldoux Huxley, 1. Dünya Savaşı'nın karamsarlığı ve 1929 Dünya iktisadi buhranının etkisiyle geleceğe dair duyduğu kaygılardan dolayı böyle distopik bir kitap kaleme almıştır. Dolayısıyla en önemli sebebin liberalizmin açmazları ve geleceğin belirsizliğidir. Kendi ülkesi olan İngiltere'nin büyük bir ekonomik buhrana sürüklenmesi ve liberalizmin krizi de Huxley'i gelecek için yeni toplum biçimleri üzerine düşünmeye sevk etmiştir. Amerika gezisindeki gözlemleriyle distopik toplumun niteliklerini oluşturduğunu daha doğrusu tahayyül ettiğini söyleyebiliriz. Boşanma oranlarındaki yüksekliğe bakarak, herkes herkes içindir şeklindeki cinsel yönelimi belirlediğini söyleyebiliriz.
Aldoux Huxley, Cesur Yeni Dünya isimli distopik romanıyla kapitalizmin geleceğine dair sağlam öngörülerde bulunmuştur. Tüketim toplumunun özelliklerini daha o yıllarda gözlemleyerek geleceği şekillendirecek düzenin özelliklerini ortaya koymuştur. Kitlelerin kontrol altında tutulmasının hayatı önemini düzenin teminatı olarak görerek sürekli istikrarı vurgulamıştır. Dünya devleti vurgusuyla devletleri büyük bir cemaat olarak düşünmüş ve düzeni bozacak her türlü ayaklanmanın ve isyanın geleceğin toplumu için tehdit unsuru olduğunu vurgulamıştır.
Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sına bugünden dönüp baktığımızda, geleceğe dair tahayyül ettiği toplumun birçok bakımdan gerçekleşmiş olduğunu görürüz. Herkes herkes içindir kısmen de olsa caridir. İstikrar yeni dünyanın âdeta temel düsturudur. Kitlelerin manipüle eden yapay mutluluk veren birçok madde ya da oluşturulmuş suni şeyler devrededir. Dünya devletleri birlik olmuştur, düzene ayak uyduramayan devletler devre dışıdır. Tüp bebekler oldukça yaygındır, distopik dünyanın birörnek insanı için olmasa da bu bir yöntem olarak gelişmiştir ve gelecekte kötü emeller için kullanılmayacağının garantisi yoktur.
Cesur Yeni Dünya, kaygı çağının pesimizmiyle yazılmış olsa da ileri sürdüğü birçok şeyin gerçekleşebilir olduğu söylenebilir. Fahrenheit 451'den üstün, 1984'ten bir tık altta kalan bir kitap olduğunu söylemek mümkündür.