·211 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Ekim 2020 15:18 Kitabın isminden dolayı onu aşk romanı sananlar kervanindanim bende .
Orhan Pamuk'un okuduğum ilk romanı Kırmızı Saçlı Kadın. Kitabı genel olarak beğendim .
Roman yazıldığı dönem ile ilgili fazlasiyla bilgi veriyor okuyucuya.
O dönemin inşaat sektörü ve tiyatro yapısının üzerinde fazlasıyla durmuş.
Orhan pamuk'un “baba”figürü yine karşımızda.
İlk bölümdeki mahmut usta ile olan diyaloglar iyiydi.
bu arada en can alıcı noktalardan birisi de "sen benim gibi doğal kızıl değilsin çillerin yok, tenin beyaz değil gözlerin de yeşil değil" diyen kadına gülcihan'ın "sizin saçınızın rengi doğuştan olabilir ama benim saç rengim kendi tercihim." diye cevap vermesiydi.
Altını çizdiğim bir kaç önemli kısım daha var ;
“göğe çıkıp yıldızların ışıltısına ulaşmak yerine, şimdi üzerinde uyuduğumuz toprağın içine girmeyi hayal etmemiz doğru muydu?”
“ben, beni kimse görmediği zaman en çok kendim oluyorum.”
Özetle tavsiye etme kısmı göreceli bir roman.
Olayın akışına ve bahsedilen zamanın içine girmekten kendinizi alıkoyamadığınız ama yinede dediğim gibi tavsiyesi göreceli bir roman olmuş.
Mahmut ustanın biraz daha işlenmesi gerekirdi ilk bölümden sonrasında.
Kuyunun kazılma esnasında ki diyaloglar master seviyeydi diyebilirim.
Detaycılık ancak bu denli güzel işlenirdi.
Yeşilçam filmleri tadında ki baba figürü hikayenin sonunu tahmin etmenizi kolaylaştırıyor diyebilirim.
Son bölümlerdeki fazla tesadüfler fazlasıyla sonunu tahmin etmenize olanak sağlıyor.
Benim gibi düşünen var mı bilmiyorum ama sanki kırmızı saçlı kadın bu efsaneyi yaşamak için oğlunu kullandı.
Aslında bu sonu o istedi, aynı sahnedeki gibi ağlama şovu yapabilmek için.
Bu yüzden de kitap yazılması konusunda çok ısrarcı.
Bütüne gelecek olursak akıcılık ve olay döngüsü olarak güzeldi diyebilirim.
Umarım yeterli tavsiyelerde bulunmuşumdur.