Gönderi

10/10
·116 syf.··
2020 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2020 06:10
Son zamanlarda yoga ve meditasyona ilgi göstermem ile birlikte içimde doğu felsefesine de müthiş bir merak uyanmaya başladı. Buna yönelik giriş niteliğinde bir kitap ararken bu eser ile karşılaştım ve hemen okumaya başladım. Daha öncesine ait belli bir felsefi ve dini birikimim olduğu için okurken fazla zorlanmadım. Bu nedenle hinduizmdeki temel ifadeleri bilmeniz ve biraz da okumalar yapmanız kitabı daha iyi anlamanıza katkı sağlayacaktır. Aksi takdirde dilinin ağır olduğunu ifade etmeliyim. Kitabın okunma sayısının azlığı ve uygulamada herhangi bir inceleme metninin bulunmayışı nedeniyle yarım bilgimle bir inceleme yazısı paylaşmak istedim. Hatalarımı maruz görmenizi temenni ederim. İncelemeye birçoğumuzun aklını kurcalayan "Maya nedir?" sorusuna cevap ile başlayacağım ve bu noktada Krişna'ya ait bir alıntıyı nakledeceğim: "Tüm dünya benim tarafımdan benim tezahür etmemiş yönümle sarmalanmıştır. Tüm varlıklar bende var olur ama ben onların içinde değilimdir. Aynı şekilde gerçekte varlıklar bende var olmaz. Benim ilahi yogamı seyret, o ki varlıkların etkin sebebi olan ve tüm varlıkları destekleyen ama onlarda bulunmayan özbenimdir." İşte maya budur. Bu dünya bir mayadır. Yani illüzyondur, bir yanılsamadır. Bu mayayı yaratan ise birdir, biz bu bir olanın dışında değilizdir. Hepimiz onun yani Brahman'ın bir yanılsamasıyız. Kısacası maya panteist bir öğretidir. Doğa ve Tanrı iç içedir. İkisi birbirinin gayrısı değildir. Spritüalizm anlayışı da bu noktada hakimdir. Maya tıpkı rüya içinde rüya görmek gibidir. Her şey bir yanılsamadan ibarettir ve sonlu olacağının bilincine vardığımız an hakikatle karşı karşıya kalırız. Platon'un mağara alegorisine de benzeyen mevcut bir yapı hâkimdir. Aslında bu dünya bir yanılsamadan ibarettir ve gerçek dünya bütün bunların ötesindedir. Hinduizm'in kutsal kitabı olan Vedalardan ikincisi olan Sama Veda'nın kısımlarını Upanişadlar oluşturmaktadır. Upanişadlar, insanı cehaletten özgürlüğe ulaştırmayı ifade eder. Cehalet kötülüğü bilmemekten kaynaklanır. Bilgi, şeylerdeki kötülük ve çirkinlikleri ortadan kaldırır. Bizler de mayanın bu oyununun bilincine vararak insani bir kimlik kazanırız. Bunu şu şekilde izah etmek yerinde olacaktır: Ölüm, hepimizin bildiği gibi bir hakikattir ve bizler öleceğimizi bilmemize rağmen bu dünyaya sımsıkı tutunmaya çalışırız. Maya tam olarak budur. Biz bu yanılsamalara ne kadar çok tutunursak o kadar kayboluruz. Buna karşılık ise bilgiden geçer. Fakat bilme hususunda insan sınırlıdır. Her şeyi bilmek isteriz ancak yola çıktığımızda daha ilk evrede aklın sınırına ulaşırız. Aynı şekilde beş duyu organına sahip olmamız da buna örnektir. Beş sayısı sınırlılık ifade eder. Şayet altı duyu organına sahip olsaydık onunla da başka bir bilgiyi elde edebilecektik. İşte maya burada da karşımıza çıkmaktadır. Özgür irademizin aklımızı kurcalayan bir konu olduğunu düşünürüz muhakkak. Özgür irademiz ise bir halatın uzunluğuna benzetilmektedir. Bu uzunluğun sonuna gelmesi halinde onda da sınırlarla karşılacağız. Peki kötülüğün mevcut olması, acı çekmemiz ve hayatın değişmez döngüsü karşısında neden iyi bir insan olmak isteyelim ki? Madem hiçbir şey kaybolmuyor, her şey dönüşüyorsa ve iyiliğin artışıyla kötülük de artıyorsa neden iyilik yapalım ki? Bu soruların cevabını sizler de merak ediyorsanız ilk fırsatta kendinize bir adet Maya ve Yanılsama isimli bu kitaptan edinmenizi öneririm. Ayrıca ücretsiz pdf formatı da mevcut :) Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim. Selametle.... Rabia Gül Maya ve Yanılsama Swami Vivekananda
Maya ve YanılsamaSwami Vivekananda · Okyanus Yayıncılık · 200527 okunma
·
83 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sorun da zaten ilahiyatcilar. Tahmin etmistim. Ben de Dkab öğretmeniyim. Dinler Tarihi dersine çok adapte olmuşsunuz. Olmayın.
Başka bir dinin ibadet olarak yaptığı uygulamayı yapmak dininize zarar verir. Iyi aksamlar
Rabia Gül
Gönderi Sahibi
Evrensel din dili diye bir husus var. Bunun en iyi yöneten İslam dinidir. Her dinin etkileşim içerisinde olup bir olana yönelmemizi istemektedir. Bizler yalnızca ona ibadet eder yalnızca ondan yardım isteriz.
1) İslami yoga diye birşey olamaz. 2) Namazı gercekten kılan kişi ahlaken de yaşantı olarak da zirveye ulaşmış olur. Ki karıncaya bile kıyamaz. 3) Yoga, ne olursa olsun bir kafir ibadeti. Bugun yoga yapan yarın ganj nehrinde yıkanır. 4) Müslüman birinin yaptığı yanlış, dine mâl edilemez çünkü din mukemmeldir ama her müslüman mukemmel değil.
Rabia Gül
Gönderi Sahibi
Söylediklerimiz aynı şeyler fakat önyargılarınızla eleştiri yapıyorsunuz. Bu nedenle size cevap vermeyeceğim. Hayırlı akşamlar dilerim.
Hinduların ve budistlerin ibadeti yogaya nasıl ilgi gösterebiliyorsunuz bunu anlamış değilim. Yogayı öğrenmek için tomarla para dokenleri bile var. Yogayla dinginliğe ulaşmış olsalar, putlara tapmazlardi.
Rabia Gül
Gönderi Sahibi
Yoga bir tür ibadettir. Bizde de namaz kılıp insan öldüren birçok cani var. Kişilere göre değerleri çürütmemenizi tavsiye ederim. Ayrıca araştırma yaparsanız islami yogalar da mevcuttur efendim.
İslam Akaidi bu eseri lütfen okuma listenize ekleyin.
Reklam
İslam hak olan dindir. Evrensel değerler var tabii ki. Ama unutmayın. Allah katında din İslam'dır.