Papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. Ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse "göğü delen" anlamına gelir. Samoa'ya ilk misyoner bir yelkenli ile gelmiştir. Yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik. O, göğü delip geçmişti.
Alman yazarın kötü bir döneminde yazdığı bu kitap yeni bir bakış açısı ile bakmamızı sağlıyor. Kitap bambaşka dünyadan bir eleştiri ışığı gibi günümüzü sorgulatıyor.
Misyoner, adada yaşayan yerlilere dinlerini, yaşamlarını şaşalı bir şekilde anlatıp yerlileri cahil ve yabani görüyor. Kabile şefi ise bu sözleri dikkate almadan Avrupa yaşamının çürümüşlüğünü anlatıyor. Ayakkabıya ayak kılıfı diyen şefin sistemi eleştirmesi çok güzel ve sade anlatılmıştır.