·410 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Ekim 2020 12:53 Çukurova'yı, oranın insanını, sokağını, fabrikasını, meyhanesi, yerin üstünü yerin altını adı gibi bilen yazar okuyucuya 1940'lı yıllara bir seyahat hediye ediyor. Sadece dışarıdan görüneni değil, insanın gönlünü beynini hayallerini, arzularını da ustalıkla ve kendi dilleriyle anlatıyor. Zengin kesimin CHp demokrat parti ayrımına ne gözle baktığını, yoksulların ne şartlarda hangi yaşlarda çalıştığını, ırkçılığı, yoksulluğu, namussuzluğu gözler önüne seriyor.
Bununla beraber eserin bazı olumsuz yanları da yok değil. Bir kere argo çok aşırı, fazlasıyla şehvet dolu. Her ne kadar içtiginde Cemsiri ayıya benzetse de meyhane ortamı da haddinden fazla. Ama asıl sıkıntı romandaki nerdeyse her kadın iri yarı güçlü kuvvetli erkeklere tav oluyor. Öyle romantik bir aşk acısına değil tamamen bedensel arzular için onlarca kadın ya Muzaffer Beyin, yahut Cemşirin ,amiyane tabirle, tezgahından geçiyor, kulu kölesi oluyordu. Sırf iri yarı oldukları için istedikleri her kadını elde etmeleri bence gerçek dışı hatta saçma.