·331 syf.····Okunma: 05 Ekim 2020 18:05 Körlük kitabını bir çırpıda bitirdiğimi ve okurken çok da etkilenmediğimi itiraf etmeliyim çünkü kitap boyunca aklımdan çıkmayan birkaç soru vardı ve sürekli bu sorulara cevap aramak ile meşguldüm. Bu soruların çoğumuzun da aklına takıldığını düşünüyorum ki kitabı bitirip internette biraz araştırma yaptıktan sonra tüm sorularıma yanıt buldum. Şimdi bunları sizlerle de paylaşacağım bu sayede kitabı hep birlikte incelemiş oluruz. 1- Neden beyaz körlük?
Kitapta da belirtildiği üzere körlük bir ışıksızlık veya ışığı algılamama halidir, beyaz ise ışığı algılamak demektir yani bu insanlar aslında kör olmuş sayılmazlar. Durumlarını adlandırmak için de bu yeni görüş şekillerini körlüğe benzetmiş daha sonra da buna ‘Beyaz Körlük’ demişlerdir. Gerçekten de kör olmadıklarını eski hayatında gerçek bir kör olup da hastalığa yakalanan gözü siyah bantlı yaşlı adamdan anlayabiliriz.
2- Neden kör oldular ve doktorun karısı neden kör değildi?
Körlüğün yayılışına bakarsak insanların birbirinden çıkar sağladıkça kör olduğunu fark edebiliriz örnek olarak hırsız birinci körün arabasını çaldı ve kör oldu, doktor birinci körden para alacaktı veya onunla bilimsel merakını doyuracaktı ve böylece kör oldu, şaşı çocuk ise muayene olup habersiz de olsa doktordan çıkar sağlayacaktı ve kör oldu. Yani kitapta iyi ya da kötü her anlamda çıkar sağlamak düşüncesinde, bu düşünceyi gerçekleştiren ya da bir çıkar sağlayacağından haberi bile olmayan herkes kör oluyor. Doktorun karısına gelirsek, kör olmadı çünkü kimseden hiçbir çıkar uğruna yararlanmadı veya bu düşünce aklından bile geçmedi bu nedenle körlük ile arasına bir kalkan çekmiş durumdaydı.
Yazılanları toparlayacak olursak eğer, çıkarlar üzerine kurulu bir dünyada yaşıyoruz. Yazarın bu çıkarlar sistemini bir körlük olarak düşündüğünü söyleyebiliriz. Kitabın sonunda doktorun da söylediği gibi; “Biz kör olmadık zaten kördük.”
çıkarları peşinde koşan insanlar, aslında kördürler. Bu da kitabımızın ana fikridir.