Gönderi

"Mevcut bi' savaşın ortasında seni evimi vururken gördüm."
10/10
·536 syf.··
2020 114. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2020 20:04
1000kitap ilk katılma tarihi, yirmi iki ekim ikibinonyedi. Katıldıktan birkaç saat sonra okuyacaklarıma eklenen ilk kitap, nar ağacı. Takriben üç sene sonra okuduklarıma eklenen 384. kitap, nar ağacı. Yazdıklarım benim kitap ile ilgili hikayem. "Gerçek hikayem." ** Hayatı anlatmak ve anlamlandırmak için çeşitli metaforlar geliştirilir. Kimisi için aşılması zor bir yoldur, kimisi için deniz manzaralı bir evdir ya da kırık dökük bir harabe. Bazen tiyatroya benzetilir, çeşitli sahnelerin canlandırıldığı yerdir. Ama bana sorarsanız hayat en çok bir hikâyeye benzer. Hayat bir hikâyedir daha da doğrusu hikâyeler silsilesi. Bu hikayede çok beğendiğimiz yerler vardır, iyi ki yazılmış deriz. Bazı bölümleri sıkıcı, üzücü ve acı vericidir. Çabuk bitsin isteriz. Sonra sahip olduğumuz her hikayeyi paylaşabileceğimiz bir hayat arkadaşı ararız. Hikâyemizi bir başkası ile paylaşma gereği duyarız, ortak bir hikâyemiz olsun isteriz, adına da aşk deriz. "Aşk." Bu kelimeden sonra değişir her şey. Artık hikaye bitmiştir, bundan sonrası ya masala dönüşecektir ya da bitsin istediğimiz bir kabusa. Aşk, nâr ve nûr arasında bir yerde kalır, âraf deriz. Deriz, deriz ve deriz... Bu dünyada bize ayrılan sayfa sayısını dolduruz ve hikâyemiz tamamlanmış olur. Nar Ağacı'da bir savaşın ortasında, karmaşanın tam içerisinde belirivermiş bir aşk hikâyesi. Trabzon'dan Tebriz'e uzanan geniş bir yolculuk, bir seyir defteri. Bazen İran'ın sokaklarını geziyor Azam'ın dokuduğu halıları hayret ve güzellikle temaşa ediyorsunuz. Sonra kendinizi bir savaşın ortasında buluyorsunuz. Yerini yurdunu terk etmek zorunda kalan Zehra ve Büyükhanım ile birlikte o çilekeş yolculuğa tanık oluyorsunuz. Başka bir bölümde Settarhan'ın aşkını hissediyorsunuz. Sevmek ama sevdiğini dâhi söyleyememek. Günümüz kolpa aşklarına mukabil dile gelemeyen yirminci yüzyıl aşkları. Okuduğum her sayfada tefekkür ettiğim tek düşünce vardı: Şu 6-7 milyar insanın bulunduğu kürre-i âlemde bir insanı ahir-ömür sevebilmesini ve muhabbetle bağlanabiliyor olmasını ancak ve ancak "kader" denen mefhumla açıklamak mümkün. Aksi hâlde insanın benliğinde ve nefsinde vuku bulan o hissi yaşamak, ızdırap ve acıdan başka bir şey katmıyor. *** İnsan arar, buldum zanneder. Çok sever, o artık benim deme cüretinde bulunur, sevginin ihanetini yaşar. Bambaşka yerlere yeni bir hayat hikayesi yazmak için gider ve sonra karşısına her şeyi unutturacak birisi çıkar. (Her şeyi unutmak? Bu ne kadar mümkündür bilemiyorum. Ama unutmak da en nihayetinde yaratılmış bir varlıktır. Unutmak vardır.) Sevmek denen olgu değişir. Artık delice aşık olmak yoktur onun için, aynı ortak bir hikayede buluşacağı, muhabbetin peyda olduğu bir eşi vardır. Aşk yerine muhabbeti, dostluğu samimiyeti tercih eder. Çünkü artık olgunlaşmıştır. Sonra hikaye en güzel yerinde biter belki tamamlanır belki de en güzel yerinde yarım kalır. Ama biz her şeye rağmen önce kendi hikâyemizi daha sonra da bu kitabı okumayı ihmal etmeyelim sevgili dostlarım. Muhabbetle.
1000Kitap
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
·
191 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.