Birçok insan, duygusal olarak yaralı olduklarını kabul etmek istemediği için değişim aş amasına girmekten korkuyor.
Bunu kabul etmenin yenilgiyi kabul etmekle ve eleştiriye açık hale gelmekle eş değer olduğunu düşünüyorlar, bu nedenle de terapi seanslarında alakasız sorular ve endişeler ortaya atarak asıl konuyu saptırıyorlar. Değişime karşı gösterdikleri bu direnç çözümleri geciktirmelerine, gerçek sorunların etrafından dolanmalarına ve iyileşme ve dönüşüm yoluna girememelerine
yol açıyor.
Yaşamın ilk yıllarındaki ilişkiler çok güçlüdür ve görece temiz bir sayfaya yazıldıklarından kalıcı olma eğilimindedirler. Çocukluk saplanmam ne kadar güçlüyse, yetişkinlikte kurduğum ilişkilerde kendimi ortaya koymam da o kadar zor olur. Ayrıca yetişkin yaşamımdaki insanları hayatımın ilk dönemindeki kişilerin ikameleri gibi görmeden edemem.