Yirmili yaşlarımda flört etmek benim için sandalye kapmaca oyunu gibi bir şeydi. Herkes etrafta koşturuyor ve eğleniyordu. Sonra otuz yaşına girdim ve müzik bir anda durdu sanki, herkes oturmaya başladı. Sandalyesiz kalan tek kişi olmak istemedim. Bazen eşimle otuz yaşımdayken bana en yakın sandalye olduğu için evlendiğimi düşünüyorum. Bazen bana daha uygun birini beklesem daha iyi olurdu diyorum ama o zamanlar bu seçenek riskli gibiydi. Keşke evlilikle ilgili daha önce düşünmeye başlasaydım. Mesela yirmili yaşlarımdayken.
Eğer çalışmıyorsanız, ev işlerine eşinizin yardımcı olması konusunda ısrarcı olmanızı önermem. Hastaysanız, gücünüz yoksa, kalabalık bir misafir gibi özel bir durum varsa elbet eşiniz yardım etmeli. Ama kadınların ev işlerinde erkeğe ihtiyaç duymadıkları ve erkeğin yaptığı yardımı beğenmedikleri halde "Bana yardım et" ısrarını yerinde bulmuyorum.