Romanda dört tane karakter ön plana çıkarken asıl karakter kitaba adını veren Operadaki hayalet. Kitap boyunca Paris Opera binasının içindeyiz ve kitap bize bu binanın soyunma odası, kulisler ve operanın mahzenine kadar gezdiriyor.
Şöyle bir durum var operadaki herkes, eski yöneticiden yeni yöneticiye miras gibi kalan hayaletten haberdar fakat gördüğünü söyleyenlerden hiç birinin tarifi birbirine uymuyor. Onu görmeyip sadece sesini duyan bir kısım da mevcut. Hayaletin opera halkından sahnenin çok da önlerinde olmayan Cristine adında bir şarkıcıya tutkuyla bağlanması bütün olayların başlangıcı sayılabilir. Gizem, gerilim, aşk hepsi bir arada paket. Özellikle hayaletin duygularını yaşayış şekli beni derinden etkiledi. Gerçekten beğendiğim bir kitaptı. Tavsiye ediyorum.