Yalnızız Peyami Safa’dan okuduğum üçüncü kitap oldu. Daha önce okuduğum Fatih harbiye kitabını ne kadar sevmediysem, Yalnızız kitabını bir o kadar sevdim. Dokuzuncu hariciye koğuşunu nasıl sevdiysem, Yalnızız kitabını iki katı daha fazla sevdim. Kitabın başından sonuna kadar diri tuttuğu o “şüphe” hissinin insanda gösterdiği davranışları öyle güzel aktarmıştı ki yazıya... Hayranlıkla okudum. İnsan içindeki “acaba mı?” veya “olabilir mi?” sorularının verdiği ağırlıkları, insanı neye sürüklediğini müthiş karakterlerle ve olay örgüsüyle bize sunmuştu. O kadar merak ederek okuyorsunuz ki vaktinizin olduğu bir zamanda alırsanız elinize 1 günde bile bitirebilirsiniz. Kitaptaki özgün karakterlerle birlikte olay da sizi içine çekiyor. Hem nefret ediyorsunuz karakterlerden hem hak veriyorsunuz, yeri geliyor empati yapmadan duramıyorsunuz. Özellikle Samim karakteri okuduğum birçok karakterlerden farklıydı. Sevmekle nefret etmek arasında gidip geldim. Yazarın bana ters gelen düşünceleri olmasına rağmen severek okudum. Kesinlikle yazarın külliyatını okumak istiyorum.