Puan vermedi·98 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Ekim 2020 23:50 Tarihte iz bırakmış insanların okul hayatlarının (sanılanın
aksine) çoğunlukla kötü olması, çoğu kişiye ilginç gelse de aslında
gayet mantıklı. Zira klasik anlamda eğitim denilen süreç içinde, herkes
aynı bilgiler üzerinde çalışıp, aynı soruların sorulduğu sınavlarda,
aynı cevapları vermeye zorlanır. Bunu yapamayan ya da yapmayı
reddeden öğrencilerse başarısız sayılır. Bunun en kısa adı müfredattır.
Bu şekilde çocukluktan itibaren yıllar boyunca yavaş yavaş tek
tipleştirilen zihinlerin de gün gelip şaşırtıcı bir buluşa imza atmasını
beklemek kuşkusuz akılcı değil.
Yıllar önce izlediğim bir belgeselde, Japonya’daki bir okulda
öğrencilere sınıftaki masa üzerinde bulunan çeşitli materyalleri
kullanarak özel bir kutu yapmaları ödevi verilmişti. Hazırlanan
bu kutuların içine konacak yumurtanın yaklaşık iki metrelik bir
yükseklikten bırakılınca kırılmaması gerekiyordu. Öğrenciler, ders
boyunca deneme yanılma yöntemiyle farklı malzemeleri kullanarak (ve
pek çok yumurta kırarak) değişik kutular tasarladı. Kimi başardı, kimi
başaramadı. Fakat lisedeyken izlediğim bu belgeselin beni üzdüğünü
ve ağzımda buruk bir tat bıraktığını çok iyi hatırlıyorum. Bu arada
belirteyim, belgeseldeki öğrenciler sadece 8 yaşındaydı.
Şahsen “kurbağaların sindirim sistemi ne işime yarayacak”
argümanını hiçbir zaman desteklememişimdir. Bazı bilgileri öğrenir
bazılarını da ezberlersiniz, bu çok doğal. Nitekim eğitim sisteminin
bence asıl problemi; kurbağaların sindirim sistemini öğretmesi
değil, bu gibi bilgilerin gerçek hayatımızda nasıl kullanacağımız
bilgisini, daha doğrusu becerisini öğrencilere aktaramaması. Hatta
daha ileri gideyim, böyle bir çabasının bile olmaması. Ülkemizdeki
bitmek bilmeyen “matematik sevmeme“ hastalığının sebebi de buna
dayanıyor. Bu yüzdendir ki, matematiğin karman çorman sayılar
değil, tamamen günlük hayatımızda kullanabileceğimiz mantık
oyunlarından oluştuğunu çoğu kişi bilmiyor.
W.A. Mozart ya da Fazıl Say gibi dâhilere baktığımızda babalarının,
eğitimleri üzerinde ciddi bir etkisi ve yönlendirmesi olduğunu
görüyoruz. Bu ay Erik Demaine’in öyküsünü anlattığımız yazımızda
da benzer durumu göreceksiniz. Eğitim tabii ki gerekli fakat ebeveyn
desteği olmadan gerçekleşen bir eğitimin (zekamız ne kadar yüksek
olursa olsun) bize farklı bakış açıları sunması maalesef çok zor.
İçindekiler
Buzul çağı’ndan izler
DNA’lar üzerinde yapılan
araştırmalar, bazı tarih
öncesi memelilerin soyunun
neden tükendiğine ışık
tutacak.
Burnun gizli
kodları
Duygular, deneyimler
ve genetik özellikleri
koklayabilir miyiz?
Erik Demaine’in
dehası
Bilimde çığır açmanın
eğlenceli yolları da var.
Bir kahraman
yaratmak
Hayatımızı kurtarmak
için tasarlanmış
robotlar
03 Editörden
06 Okur Mektupları
07 Artırılmış Gerçeklik rehberi
08 Megapikseller
94 Soru&Cevap
98 Arşiv
54 Buzul Çağı
60 Fırtınaların yok edemeyeceği
bir şehir
68 Dünyanın gözleri: Teleskoplar
NE VAR NE YOK?
14 Beden eğitimi
16 Yeni ve ilginç icatlar
18 Attığını vuran silah
19 Tozsuz inşaat
20 Kablolu kontrol
21 Kar küreyici
22 Aydınlatma ağı
HABERLER
24 Tıbbı değiştirecek balık
26 Ay kaşifi
28 Ateşli uçuş
30 Hipotez yarışması
31 Türkiye’nin ilk yapay kalp pompası
32 Veri diyeti
NASIL YAPILIR?
89 Dünyanın en hızlı bebek arabası