·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Ekim 2020 16:23 Stefan Zweig ••• Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor #kitapyorumu
İsmi çok ilgimi çeken ve birkaç ay evvel aldığım bu kitabı nihayet okuyabildim. Kitap, üç farklı hikayeden oluşuyor ve hikayelerin üçü de dini öykülere, kişilere dayanıyor.
İlk öykü, kitaba adını veren öykü: Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor. Öykü kısaca insanların kafirliklerine ve şirk koşmalarına aşırı derecede öfkelenen Tanrı'nın huzura çıkan Rahel'in anlattığı anısıyla Tanrı'yı bu öfkesinden vazgeçirme çabasını anlatıyor. Bu kısacık öykünün içinde aşk, sabır, kardeşlik, affetme, yüce gönüllülük gibi kavramlarla ilgili çok güzel ve ders verici örnekler görmek mümkün. Rahel o kadar güzel, ikna edici, merhamet dolu konuşuyor ki ona hayran kalmamak mümkün değil.
İkinci öyküde ise Nuh peygamberin, çevrede kara var mı yok mu diye kontrol etmesi için gönderdiği üç güvercini konu alıyor. İlk iki güvercin çabucak geri dönseler de, üçüncüsü sonsuz bir yolculuğa çıkıyor. ❝Ne yazık ki bugün bile hâlâ dinlecek yer bulamadı güvercin, insanlık da barışı bulamadı hâlâ; fakat güvercin aradığını bulamadan evine dönemez, bulamayınca da sonsuza kadar dinlenemez.❞ diyor Zweig öyküde. Yahudi olduğunu, Nazi baskısı gördüğünü, savaşa, insanların birbirlerine karşı ne kadar gaddarlaştığına şahit olduğunu göz önünde bulundurunca bu satırlar çok daha büyük anlamlar kazanıyor. Bu öykü de oldukça etkileyici ve yalnızca üç sayfa olmasına rağmen, içinde devasa dersler barındırıyor.
Son öykü ise Hint felsefelerini ve hayatını temel alarak, bir savaşta bilmeden ve istemeden ağabeyini öldüren ve bu pişmanlığı kalbinden asla atamayan Virata'nın öyküsü. Virata öyküye büyük, güçlü bir savaşçı ve halk kahramanı olarak başlıyor ancak yaşanan bu olay ile savaşı, kan dökmeyi bırakıp yargıç oluyor. Seneler süren yargıçlığından sonra bir genç ile karşılaşması fikirlerini değiştiriyor çünkü kendini çok adil sanan Virata, aslında verdiği cezaların ölümden bile beter olabileceğini deneyimliyor. Sonra evinde inzivaya çekiliyor ancak burada oğulları ve köle arasında yaşanan bir olaydan sonra, Virata kast sistemini, kölelik kavramını sorguluyor. Bir insanın bir insana sahip olması, ondan gaddarca hizmet beklemesi doğru mu, adil mi veya günahtan uzak mı? Virata bu düşüncelerden ve insanların zalimliğinden kaçmak için ormana gidiyor, kendi kendine, hayvanlarla beraber yaşıyor ve zamanla halk onu örnek alıyor; bu da birtakım sonuçlar doğurunca Virata, bundan da vazgeçmek zorunda kalıp kralın köpeklerinin hizmetçisi oluyor. Bu büyük kahraman, yaptığı her şeyle, attığı her adımla dönem dönem halkın kahramanı olsa da, iyi ve doğru insan olmayı, günahtan kaçınan biri olmayı amaçlasa ve bu yolda ter dökse de, öldüğünde yapayalnız ve unutulmuş biri olarak ölüyor. Virata'nın öyküsü ben üzen bir öykü oldu aslında zira ne yaparsa yapsın, kavuştuğu iç huzuru hep bozuldu. Ancak iyi ve doğru bir insan olabilmek için verdiği bu çabanın takdire şayan ve örnek alınası olduğunu düşünmekteyim.
Okumamış olan herkese üç kısa öyküden oluşan, çok güzel ve şairane bir anlatıma sahip olan bu kitabı okumalarını tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.