İki Şehrin Hikâyesi Paris ve Londra arasında Fransız Devrimi’nin ekseninde gelişen kurgusuyla yazılmış bir roman.
Suçsuz yere hapis yatan Doktor Manette bir dostunun yardımıyla kurtarılır ve 18 yıl sonra kızına kavuşur. Ama o artık eski doktor değildir karanlık ve ıssız bir zindanda ayakkabı yaparak vakit geçirmiş ürkek hasta hatta çevresindeki insanların çoğu zaman “yine aklı gitti” diye nitelendireceği bi adam hâline gelmiştir. Bir olay sırasında tanıştıkları Darnay,Avukat Sdney Carton ve Doktorun kızı Lucie üzerinden dönemin etkileri ve zorluklarıyla şekillenen bir eser.
Dickens bu romanını “Yazdığım en iyi hikâye!” diye nitelendirmesi büyük bir beklenti oluştursa da roman bana fazla uzatılmış ve zorlanmış hissi uyandırdı. Kitabın çoook eski olmasının bunda etkisi olsa da bu kitabın efsanevi sonu ve kurgusunun önüne geçmiş bence
Okurken günümüzde çekilmiş ve bizi salya sümük ağlatmış bir sürü filmden izler görüp adam bunu yıllar önce yazmış diyeceğinize eminim
1935 yılında kitap sinemaya uyarlanmış bunu postu atarken fark ettiğim için koşup filmi izlemeye gidiyorum Keyifli okumalar