·1724 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Ekim 2020 20:17 Bu başyapıt hakkında çok şey söylemeye gerek yok aslında. Karakterlerin iç dünyalarını iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir eser. Kendi vicdan okyanuslarında dalgalarla boğuşan Jean Valjean, müfettiş Javert ve Marius'ün çaresizliklerini, hayata dair sorgulamalarını, doğru ve yanlışa dair çıkarımlarını, kısacası çok fazla şeyi hissedecek, yeri gelecek genç aşıkların cilveleşmelerine sevinecek, yeri gelecek M. Thénardier'e ağız dolusu küfürler edeceksiniz.
Vicdan muhasebesinin bu denli güzel aktarıldığı bir eser okumamıştım daha önce. Yazarın Waterloo Savaşı'nı ince detaylarına kadar aktarması, isyancıların barikatlarını kurdukları isimleri bana çok uzak olan sokaklara ve bunların ayrıntılarına girmesi beni boğsa da okumaktan çok keyif aldım. Yazarların yaşadıkları dönemde daha çok para kazanabilmek için daha fazla yazdıklarını okumuştum ne kadar doğrudur bilmiyorum. Hugo'nun bu kadar detaya girmesinin sebebi belki de odur. Sonuç olarak uzun bir eser olsa da dolu dolu olduğunu aşikar.